Kayıtlar

edebiyat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 256. “HAYALET – Eski Bir Hükümlünün İtirafları” (Phantom, Aufzeichnungen eines ehemaligen Straflings) – Gerhart Hauptmann, Everest Y., 128 s., 1. Basım, 2024.   Alman yazar Hauptmann (1862-1946), natüralizm akımının önemli temsilcilerindenmiş. Everest Yayınları’nın “Karanlık Sular” başlıklı dizisini gördüğümde kitapları takip etmeye başladım; ancak, okudukça korkudan ziyade gotik/romantik kitaplarla karşılaştım. Bu kitap ise korku/gerilim şöyle dursun romantizm akımına bile girmiyor, tamamen realist. Zaten yukarıda yazdığım gibi, yazar natüralist eserler yazıyormuş, bu da öyle. Kitabın adı metaforik; hayalet falan yok yani. Tarzı belirttikten sonra edebi değerini teslim etmemiz gereken bir eser olduğunun altını çizerek konudan, temalardan vs. bahsedelim. Kitabın alt başlığından anlaşılacağı üzere, eskiden hapse girmiş çıkmış birinin kendi ağzından geçmişte yaşadıkları anlatılıyor. Kendi halinde bir memur olan Lorenz Lubota adlı bu karakter, kendisinden yaşç...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 227. “MALDOROR’UN ŞARKILARI” (Les Chants de Maldoror) – Comte de Lautreamont, İmge Y., 291 s., 2. Baskı, 2019.   “Tanrı’dan dilerim ki, yüreklenen ve okuduğu kitap gibi geçici olarak canavarlaşan okur, bu kasvetli ve zehirli sayfaların ıssız bataklıklarında sarp ve yabanıl yolunu şaşırmadan bulur…”   Düzyazı formatında sürrealist şiir. Sürrealist akımın yaratıcılarından sayılıyor, sonraki dönem şiiri üzerinde oldukça etkili olduğu belirtiliyor. Esas ismi Isidore Lucien Ducasse olan, 1846 Uruguay doğumlu yazar, Fransa’da geçiriyor hayatının çoğunu ve 24 yaşında bir otel odasında ölüyor (ölüm nedeni kesin olmamakla birlikte intihar iddiaları var). Bu eseri 22 yaşında yazmış. Kitapta çevirmen Özdemir İnce tarafından yazılmış 2 Önsöz bölümü, Maldoror’un 6 bölüme ayrılmış şarkısı, diğer eseri Poesies I-II ve mektupları yer alıyor. İlk 40 sayfada Özdemir İnce hem kendisinden, hem yapıtın dilimize çeviri sürecinden hem de yazarın hayatı ve edebi öze...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 222. “ŞEYTANIN İKSİRLERİ” (Die Elixiere des Teufels) – E.T.A. HOFFMANN, Can Y., 363 s., 1. Baskı, 2014.   “Apage Satanas, apage!”   Üst üste modern dönem ABD’li yazarların kitaplarını tanıttıktan sonra, başka bir coğrafyaya ve zamana gidiyorum. Almanların fantastik üstadı Ernst Theodor Amadeus Hoffman’ın (1776-1822) bir romanını tanıtacağım sizlere. Romantik akımın en önemli yazarlarından sayılan Hoffmann, şairlik, ressamlık, müzisyenlik de yapmış çok yönlü bir kişilik. Etkilediği isimler arasında Poe, Dostoyevski, Freud ve yönetmen Bergman gibi dev isimler var. Şeytanın İksirleri, 1815 yılında yayımlanmış. Bu grotesk, klasik-gotik roman; son derece ciddi bir tonda (mizah öğesi sıfır) yazılmış, dinsel (Hıristiyan) hissiyat ve ortamlarla (manastır) kaleler, ormanlar gibi manzaraların atmosferiyle yoğrulmuş. İnanç, inançtan sapma, günah, kefaret, içsel çatışma, aşk, cinayet, delilik gibi temalar yansıtılıyor. Ağırlıklı olarak, başkarakter Kapuç...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 212-213. Osamu Dazai, İthaki Y., 2023. “İNSANLIĞIMI YİTİRİRKEN” ( 人間失格 - Ningen Şikkaku), 128 s., 13. Baskı,   “SOYTARI ÇİÇEKLERİ” ( 道化の花 - Dōke no hana), 77 s., 2. Baskı, Japon Edebiyatı’nın önemli isimlerinden Dazai’nin (1909-1948) daha önce “Batan Güneş” adlı kitabını tanıtmıştım. Kitaplarında genelde insan varoluşunun acısını, insanın hayatta anlam arayışını, yalnızlığını ele alması ve hayat hikâyesiyle ilgimi çeken bir yazar. Alkolik, esrarkeş, morfin bağımlısı, kavgacı olup tam 4 kez intiharı deneyip sonuncuda hayatını kaybetmiş. Bu intihar teşebbüslerinden birisini sevgilisiyle birlikte denize atlayarak gerçekleştirmiş; kadın ölmüş ama Dazai kurtarılmış. Bunlarla da bitmiyor yazarın kısa hayatındaki ilginç detaylar. Bir geyşayla kaçmış, ailesi tarafından evlatlıktan reddedilmiş, bir dönem akıl hastanesinde yatmış vs. Kitaplarında yine daha önce tanıttığım Ryunosuke Akutagawa ile birlikte üstat Dostoyevski’nin etkileri belirgin. Şimdi size tanı...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 205. “FAUST” – Goethe, Doğu Batı Y., 573 s., 3. Baskı, 2013.   “Mucizedir, inancın en sevdiği çocuğu…”   Faust, ruhunu Şeytan’a (Mefistofeles) satar ve olaylar gelişir… Okuduğunuz için teşekkürler… Faust söz konusu olduğunda hepimiz bunu biliyoruz sanırım. İyi de, altı yüz sayfaya yakın bir kitapta ne yazıyor? Bazı devasa eserler hakkında genel kültürümüzü yokladığımızda tek cümlelik bilgilerimiz olduğunu seziyorum. Örneğin: Don Kişot, yel değirmenleriyle savaşır; Moby Dick, kaptan Ahab’ın takıntılı olduğu dev bir balinadır vb. Bu kitaplar da bin sayfaya yakındır. Bu kadar sayfada ne yazdığını okumadan, onlar hakkında bir şeyler bilmenin, onlar hakkında konuşmanın imkânı kısıtlıdır haliyle. Ben de ilk defa tam metin olarak okuduğum “Faust”un içeriğini dilim döndüğünce aktarmaya, kitabı tanıtmaya çalışacağım size şimdi. Dilimizde pek çok baskısı olan eseri, en iyisi olabileceğini düşündüğüm, Doğu Batı Yayınları’ndan okudum. İclal Cankorel ...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 189. “SATYRICON” – Petronius, Dost Y., 147 s., 1. Baskı, 2003.   İçine şiir parçacıkları serpiştirilmiş düzyazı biçiminde satirik bir Latin Edebiyatı proto-romanı. Hatta Latin Edebiyatı’ndaki en görkemli, buna karşın en tartışmalı esermiş. M.S. 1. Yüzyılda yazıldığı düşünülüyor. Günümüze eserin tümü ulaşmadığı için başlangıcı ve sonu belli değil. Yazarı tartışılsa da Petronius, Antik Roma imparatoru Neron’un saray eğlencelerini tertip eden, hazcı bir kişilik olarak tanıtılıyor. Eser, F. Gül Özaktürk tarafından Latince aslından çevrilmiş ve kendisinin yazdığı bir Önsöz ile başlıyor kitap. Burada kitabın yazarı ve eser hakkında dilbilimsel, tarihi ve edebi bilgiler veriliyor. Daha sonra eser başlıyor. Herhangi bölüm/başlık olmayan metin, yan taraflarında numaralandırılmış paragraflarla ilerliyor ve 141 paragraftan oluşuyor. Yazarın zevk düşkünü karakteri, romana yansımış durumda. Zira eğlenceli, ciddi ve komik unsurları bir arada içeren mizahi, erotik...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 171. “MAURICE, YA DA BALIKÇININ KULÜBESİ” (Maurice, or the Fisher’s Cot) – Mary Shelley, Kırmızı Kedi Y., 54 s., 1. Basım, 2018.   “Buyurun. Yoksul bir kulübe ama yatak temiz olduğundan belki memnun kalırsınız.” Mary Shelley’nin hayatında yazdığı bu ilk ve tek çocuk masalı, 1997’de İtalya’da gün yüzüne çıkmış. Yazar, başyapıtı “Frankenstein” yayımlandıktan 2 sene sonra bu yazıyı basması için babası William Goldwin’e vermiş ama babası bunu reddetmiş. Yazıyı fazla biyografik bulmuş olmalı diye düşünüyormuş kimileri. Shelley’nin eserlerinde aile hayatındaki trajedilerin izleklerini bulmak mümkün zaten. Bunun en iyi örneklerinden birisi, daha önce tanıttığım “Matilda” idi. Bu metinde de benzer izler sürülebilir. Çocuk masalı denmiş ama öykü demeyi daha doğru bulacağım. Trajik bir hikâye. Metnin kurgusu şimdiki zamanda geçip, geçmiş zamanda yaşananlara dönerek finale varıyor. Teknikten ziyade, duygularla yazılmış. Sıcak ve samimi ama soğuk ve hüzünlü de. Ü...
Resim
  KİTAP TANITIMLARIM 154. “YÜREK BURGUSU” (The Turn of the Screw) – Henry James, İthaki Y., 144 s., 2. Baskı, 2019.   Değerli kitapsever ve sadık dostlarım. Bu tanıtımım, en çok okuduğum ve hâkim olduğum tarz olan klasik gotik korku kategorisinde yine. Bly Malikânesine hoş geldiniz. Umuyorum sizlerin de ilgisini çekecek, okuduysanız bana birlikte üzerine konuşma, beyin fırtınası yapma şansını yakalama fırsatı verecek (şu ana kadar pek olmasa da…) ya da okumadıysanız sizi okumaya teşvik edebilecektir yazım. Zaten başka amacı yok bunca vakit harcayıp tanıtımlar yazmamın. Naçizane… Uzun zamandır okunacaklar listemde yer alan (o liste zaten hiç azalmıyor, öldüğümde yarım kalacak) meşhur bir hayalet öyküsü bu kitap. Dilimizde birkaç farklı yayınevi tarafından basıldı ama ben İthaki’nin “Karanlık Kitaplık” serisinden edindim. Genel konsept olarak her kitapta yaptıkları gibi bunda da güzel bir kapak tasarımına imza atmışlar. Çeviri de bir o kadar güzel. Henry James ABD’li olma...