KİTAP TANITIMLARIM 4.

 


“KARA KARA KAPKARA” – Işın Beril Tetik, İthaki Y., 195 s., 1. Baskı, 2017.

  

“Kara kara kapkara

Kömür gibi kara, toprak gibi kara,

Gece gibi kara, ölüm gibi kara,

Öcü gibi kara, öcü gibi kara,

Umacı geldi, umacı aldı, Sakla beni ana, sakla beni baba…”

 

Bu taşra tekerlemesinden adını alan öyküden adını alan kitapta 8 adet korku öyküsü bulunmakta. Evet, hepsi korku öyküsü hatta daha fazla da ortak yanları var. Bir kere deneysel zombivari olan birisi hariç diğer hepsinde bir hayalet-ruh ve/veya ruhu ele geçirme meselesi var. Bazıları taşrada bazıları kentte geçiyor. Yazara, modern korku öykücüsü diyebiliriz dil olarak. 8 öyküden 2 tanesini beğendim. Beğendiklerim, ilk öykü “Yolcu Yolunda Gerek” ve kitabın adını aldığı “Kara Kara Kapkara”. İlkinde, İstanbul’dan İzmir’e gitmek üzere binilen otobüsün cehenneme gittiğini öğreniyoruz. Adım adım dozu artan dehşet ve delilik, vurucu bir son. Cidden iyi öykü…  Kitabın isim öyküsü ise tam bir taşra korkusu. Çok beğendiğim kapak da o öyküden yola çıkılarak çizilmiş. Öyküdeki çocuk mezarlığı ve mezarlarından çıkıp her birinin ruhunun oyuncaklarıyla oynaması sahnesi cidden iyiydi. Diğer öykülerden “Kızıl Rüya”, tecavüze uğramış ve ruhu ikiye bölünmüş bir kadının iki ruhunun öyküsü. “Şeffaf” adlı öyküdeki taşra anlatısındaki yaratık iyi bir karakter olsa da öykünün işlenişini çok beğenmedim. Karakter vurucu ama olaylar vurucu değil. “Hasat” adlı öyküde fantastiğin sınırları abartılıyor, inandırıcılığını yitiriyor. Çok tutmadım. “Boşluk” adlı öyküdeki fikir güzel… Cennet ve cehennemde yer kalmaması fikrinden yola çıkıyor, gayet iyi de başlıyor. Gizemli ve klostrofobik ama o atmosfer bozuluyor sonra, o sınırları genişlememeliydi öykünün. “Genç Dünya” öyküsü de, modern zombi filmlerinin farklı bir versiyonu gibi ama burada zombileşenler, ebeveynlerini yiyen çocuklar.

Bunun dışında hemen hemen her öyküde kararan, alev alev yanan ya da ışık saçan gözler, değişim-dönüşüm olayları ve korkudan çığlık atan karakter var, onlar da fazla benzer geldi bana. Öyküler arası bir tarz var ama detaylarda da fazla benzerlikler var. Sonuç olarak modern korku öyküleri sevenler, özellikle yerli yazınımızda az bulunan bu türde öyküleri okumak isteyebilirler.

Yorumlar

SİZİN İÇİN ÖNERİLEN DİĞER İNCELEMELER