KİTAP TANITIMLARIM 256.

“HAYALET – Eski Bir Hükümlünün İtirafları” (Phantom, Aufzeichnungen eines ehemaligen Straflings) – Gerhart Hauptmann, Everest Y., 128 s., 1. Basım, 2024.

 

Alman yazar Hauptmann (1862-1946), natüralizm akımının önemli temsilcilerindenmiş. Everest Yayınları’nın “Karanlık Sular” başlıklı dizisini gördüğümde kitapları takip etmeye başladım; ancak, okudukça korkudan ziyade gotik/romantik kitaplarla karşılaştım. Bu kitap ise korku/gerilim şöyle dursun romantizm akımına bile girmiyor, tamamen realist. Zaten yukarıda yazdığım gibi, yazar natüralist eserler yazıyormuş, bu da öyle. Kitabın adı metaforik; hayalet falan yok yani. Tarzı belirttikten sonra edebi değerini teslim etmemiz gereken bir eser olduğunun altını çizerek konudan, temalardan vs. bahsedelim.

Kitabın alt başlığından anlaşılacağı üzere, eskiden hapse girmiş çıkmış birinin kendi ağzından geçmişte yaşadıkları anlatılıyor. Kendi halinde bir memur olan Lorenz Lubota adlı bu karakter, kendisinden yaşça epey küçük çok genç ve zengin bir kadına (Veronika) duyduğu saplantılı platonik aşkın tetiklediği duygularla karıştığı olayları, suçu anlatıyor. Gerçeklikle bağını koparan saplantılı fikirleri, Lorenz’in kişiliğini ve etik değerlerini dönüştürmüş. Bir zihni okuyoruz aslında, psikolojik açıdan değerli. Aşkın nasıl bir lanete dönüşebileceği, insan doğasının değişkenliği, toplumsal baskıların bireye etkisi, ekonomi ve sınıf farklılıkları gibi temalar/konular işleniyor. Zaten Lorenz’in işlediği suçun temeli de hırsızlık amaçlı başlayıp cinayete neden oluyor. Paranın gözü kör olsun… Aslında içinde yaşadığımız zaman ve coğrafyaya bakınca kitapta anlatılan suç hiç de korkunç görünmüyor. Yine de cinayet kabul edilemez tabii ki.

Kaliteli bir dil var, fakat çok öyle ağır-ağdalı değil. Durgun bir ilerleyiş var, zaten olay odaklı değil duygu odaklı bakmak lazım. Ön planda aşk duygusunun şiddeti olsa da orta sınıfın derinde yatan huzursuzluğuna dikkat çekiyor belki de yazar. İnsanın aklına Dostoyevski klasiği “Suç ve Ceza” romanının ana karakteri Raskolnikov gelmiyor değil. Hayalet, ulaşılamayan arzu nesnesinin metaforu sanırım ama belki de “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor”…

Klasik romanları, dramları sevenlerin ilgisini çekebilir, ancak bu tarzda öncelikli diyemem. Aşktan ve ekonomiden “yanmışlar” kendilerinden bir şeyler bulacaktır. Asla korku-gerilim beklemeyin. Kitap ayrıca 1922’de F. W. Murnau tarafından filme de uyarlanmış.

Yorumlar

SİZİN İÇİN ÖNERİLEN DİĞER İNCELEMELER