Kayıtlar

Resim
KİTAP TANITIMLARIM 277. “KEDİ MURR’UN HAYAT GÖRÜŞLERİ (Lebens-Ansichten des Katers Murr) – E. T. A. Hoffmann, Can Y., 512 s., 4. Basım, 2020.   Alman Romantizm akımı üstadımız Hoffmann’ın başyapıtı olarak kabul edilen bir dünya klasiğiyle karşınızdayım. Oldukça ilginç bir roman, edebiyat tarihinin en sıra dışı eserlerinden biri olarak kabul ediliyormuş. İki biyografi keskin geçişlerle iç içe yer alıyor kitapta: bilge ve entelektüel bir erkek kedi olan Murr'un kendi hayat hikâyesiyle felsefesini kaleme aldığı otobiyografik kısım ve müzisyen, besteci orkestra şefi Johannes Kreisler’in hikâyesi. Fantastikten mizaha ve drama uzanan kitap aslen bir alegori; dünyanın en uzun alegorisi olabilir. Kurgusal olarak aslında kitap Kreisler’in hayat hikâyesiymiş ama Murr orijinal el yazmasını parçalamış, sayfalarını dolgu veya emici kâğıt olarak kullanmış ve ardından bunları kendi hayatını anlattığı el yazması olarak kullanmış. Kitabın kurgusal editörü o kadar dikkatsizmiş ki, dizgici bu p...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 276. YAŞAYAN ÖLÜLERİN İNTİKAMI, Zombi Öyküleri – Kolektif, Laputa Y., 165 s., 1. Baskı, 2025.   “Ölülerle diriler asla birlikte olamazlar, Tanrı bunu men etti!” Bugüne kadar birlikte hayaletler, vampirler, kurtadamlarla ilgili kitaplar inceledik. Bunların hem mitsel/folklorik hem de edebiyattaki köklerine baktık. Bu konseptlerde bir araya getirilmiş kitaplardan incelemeler yaptık. Bu işlere günümüzde el atıp korku fanlarının gönlünü çelen yayınevlerinin başında gelen Laputa Kitap, bu kitapta ise zombi öykülerinin erken dönem örneklerinden bir derleme yapmış. Hem kitabı hem de bu korku ikonunu konuşmak istiyorum sizlerle. Kitap, 8 öyküden oluşuyor. 10-20 sayfa uzunluğundalar, bir tek kitaba adını veren altıncı sıradaki otuz küsur sayfa. Her öykü başlarken tam sayfa bir görsel var. Bu da her birine ayrı kapak yapılmış gibi, güzel olmuş. Görseller, İtalyan sanatçı Alberto Martini’ye aitmiş. Görsellerin hemen arka sayfasında ilgili öykünün yazarı hakkında kısa ...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 275. “TOPRAKTAN DÖNENLER” (From the Dust Returned) – Ray Bradbury, İthaki Y., 142 s., 1. Baskı, 2021.   Yazarın, “ Sonbahar Ülkesi ” kitabını daha önce tanıtmıştım. Oradaki öykülerden ikisi hakkında şöyle yazmışım: “Einar Amca” ve “Eve Dönüş”: Ortak karakterleri içerdiği için bu iki öyküyü aynı anda aktarayım. Aslında tam Bradbury tarzı yine (Tim Burtonvari). Fantastik, Addams Ailesi benzeri canavarımsı Elliott ailesini anlatıyor. Garip, farklı özellikleri olan karakterler var bu ailede. Mesela Einar Amca uçabiliyor. Biyolojik radarına zarar verildikten sonra gökyüzüne çıkmanın bir yolunu bulmaya çalışan Einar Amca’yı anlatıyor zaten ilk öykü. Diğer öyküde ise bir toplantı için Elliottların, Illinois'deki atalarının evine dönüşleri anlatılıyor. Kapılarının önünde bırakılan ve onlar gibi olmayı arzulayan ölümlü bir çocuk olan Timothy'nin gözünden aktarılıyor öykü. Buradan yola çıkarak Bradbury “Topraktan Dönenler” kitabını yazmış ve ben onu henüz okumad...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 274. “WOLFENBACH ŞATOSU” (The Castle of Wolfenbach) – Eliza Parsons, Everest Y., 349 s., 1. Basım, 2025.   1793’te yazılmış gotik-romantik bir roman. Bir İngiliz Romantizm akımı eseri anlayacağınız. Eliza Parsons’ın (1739-1811) en bilindik eseriymiş ve dönemin diğer bir İngiliz yazarı Jane Austen'ın ünlü “ Northanger Manastırı” romanında, okunması gereken korkunç kitaplar listesinde saydığı yedi Gotik romandan birisiymiş. Kitabın gotikliği karanlık, tekinsiz ya da korkunç herhangi bir yapıdan ya da elementten ziyade dönem dili, gizem, mekânlar ve romantizmden geliyor. Korkuya, doğaüstüne öykünen kısa bir kısım var ama bu gizem olay örgüsünün temel yapılarından ve düğümün çözüldüğü noktalardan birisi. Masum genç kızın tehlikede olması, olay örgüsünde büyük, kasvetli, eski bir binanın merkezi rolü (“Otranto Şatosu” etkisi), skandal niteliğindeki aile sırlarının keşfi ve iyi ile kötü güçler arasında son bir yüzleşme gibi standart Gotik motifleri içeriyor roma...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 273. “KARANLIK KARDEŞ – Doğu ve Batı Edebiyatında Şeytan” – Müslüm Yücel, Ayrıntı Y., 542 s., 1. Basım, 2016.   Oldukça uzun ve zahmetli bir okuma süreci geçirdiğim bu kitabı edinmemin nedeni başlığıydı sadece. Bir kitapçıda rafta göz göze gelmiştik, “beni almalısın” demişti bana. Sırasını da az beklemedi kitaplığımda. Sonunda bitirdim ve birkaç kelam edelim bakalım hakkında… Kitabı alırken yazarı tanımıyordum. Çok kısa bahsedeyim, zira birazdan değineceğim bazı noktalar için sizde ön fikir oluşturacaktır: Müslüm Yücel, 1969’da Urfa’da doğmuş. Gazetecilik, dergicilik yapmış. Şiir ve inceleme/araştırma kitapları var. Bazılarının adları şöyle: “Türk Sinemasında Kürtler”, “Osmanlı Türk Romanında Kürt İmgesi”, “Amara’dan İmralı’ya Abdullah Öcalan”… Kitap; başlığının ifade ettiği gibi yazın tarihinde “Şeytan”ı ele alıyor. Kutsal metinlerden girip neredeyse günümüze kadar geliyor. Şeytan’ı yalnızca Hristiyan ve oradan alan İslam’ın yarattığı dini kötü karakter ol...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 272. “ÖTEKİ” (The Other) – Thomas Tryon, Çınar Y., 352 ., 1. Basım, 2021.   En sonda söyleyeceğimi en başta söylemek istiyorum; çok iyi bir roman. Tekinsiz kurgunun tarihiyle ilgili okumalarımda karşılaşmış olmalıyım bir yerlerde ki not edip kitabı edinmişim. Ne yazarı tanıyordum ne de kapağı dikkat çekiciydi. “Kitabı kapağına göre yargılama” sözünün tam karşılığı oldu benim için (tersini çok yaşadım aslında: albenili kapakların içinden çıkan vasat kurgular). Uzun süre kitaplığımda okunmak için sıra bekledi, modern Amerikan yazarlarına olan ön yargımdan nasibini almış demek ki ama ilk kez okuduğum bu yazarla tanıştığıma memnun oldum (bu kitap özelinde değerlendirirsem tabii). Ustaca yazılmış bir psikolojik gerilim, dram. Korku, gerçekçi ve incelikli… Masumane bir oyununuz, gözlemlediğiniz bir duruma karşı sessizliğiniz korkunç olaylara neden olsaydı ve bunu öğrendiğinizde çok geç olsaydı kapılacağınız dehşetle ilgili aslında bu roman. Kaldıramayacağınız kor...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 271.  “BİZ HEP ŞATODA YAŞADIK” (We Have Always Lived in the Castle) – Shirley Jackson, Siren Y., 179 s., 4. Baskı, 2021.   “Adım Mary Katherine Blackwood. On sekiz yaşındayım ve ablam Constance’la birlikte yaşıyorum. Azıcık şanslı olsaydım dünyaya kurtadam olarak geleceğimi düşünmüşümdür hep, çünkü her iki elimin orta ve yüzükparmağı aynı uzunlukta, ne var ki kendimi olduğum gibi kabullenmek zorunda kaldım. Yıkanmayı, gürültüyü ve köpekleri sevmiyorum. Ablam Constance’ı, Richard Plantagenet’ı ve köygöçüren mantarı Amanita phalloides’i seviyorum. Ailemdeki diğer herkes öldü.”   Güzel bir giriş! Okuduğum kitaplar arasında girişlerini çok beğendiklerim nadirdir. Yazarın daha önce okuyup tanıttığım meşhur eseri, “ Tepedeki Ev ” gibi, burada da açılış paragrafı, okuru hemen içine çekiyor. Ayrıca kitapla ilgili birçok ipucunu az sayıda cümlede barındırıyor.   Kısa adı Merricat olan anlatıcının ağzından yazılmış bu kısa roman. Adının kısa hali de ...