Kayıtlar

Resim
KİTAP TANITIMLARIM 262. “YABANCILARLA BİR YAZ” [ 異人たちとの夏 (Ijintachi to no natsu)] –Taiçi Yamada, İthaki Y., 160 s., 1. Baskı, 2022.   1934 doğumlu Japon yazarın bu kentsel hayalet romanı iki kez filme de uyarlanmış (“The Discarnates, 1988” ve “All of Us Strangers, 2023”). Yalın bir dille yazılmış, dramatik yönü- hissiyatı kuvvetli. Dram, gizem-gerilim, korku diyelim. Korkutuculuk arka planda, önde ise kentsel yabancılaşma, yalnızlık, geçmişe özlem gibi meseleler var. Merak duygusunu diri tuttuğu için sürükleyicilik iyi. Orta yaşlı senarist Hideo Harada tarafından birinci ağızdan anlatılıyor olaylar. Olaylardan çok da Hideo’nun duygu dünyasını okuyoruz. Hideo, yeni boşanmış ve Tokyo'da, dairelerin çoğunun ofis olarak kullanıldığı, geceleri neredeyse bomboş kalan bir apartmanda içe kapanık olarak yaşıyor. Hideo'nun çok az arkadaşı var, ailesi yok; on iki yaşındayken anne babasını kaybetmiş. Romanda,   ölen ailesine tıpatıp benzeyen bir çiftle tanışması ve onlarla görüşmey...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 261. “HAREKET İBLİSİ” (Demon Ruchu) – Stefan Grabinski, İthaki Y., 209 s., 1. Baskı, 2019.   Yeni bir yazarla daha tanışmış ve tanıştığıma memnun olmuş bulunmaktayım. Polonya’nın Poe’su ya da Lovecraft’ı olarak anılan Grabinski’nin (1887-1936) en bilindik eseriymiş bu kitap. 1919’da yazılmış. 13 kısa öykü barındırıyor ve hepsi trenlerde ya da tren istasyonlarında geçiyor. Trenlerle ilgili yazılabilecek ne varsa yazmış sanki yazar. Gizem-gerilim ve dram ağırlıklı, bunlara korkuyu da ekleyelim. Yazarın ilgi duyduğu parapsikoloji, doğu mistisizmi, büyü, felsefe gibi konular da az miktarda yer yer serpiştirilmiş durumda öykülere. Bunların yanında özellikle belirtmem gerekir ki hem realist bir üslup hem de şiirsel anlatım görüyoruz yer yer. İnsan psikolojisi ve gerçeklik, aslına uygun olarak özellikle dramatik öykülerde aktarılıyor. Dili zenginleştiren anlatım yeteneği, betimlemeler de metni kaliteleştiriyor. Bazı yerlerde üst seviyede leziz yapıyor bu işi hatta...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 260. “CEHENNEM ATLASI – Cehennemi Sınırından Altı Öykü” (Wounds: Six Stories from the Border of Hell) – Nathan Ballingrud, İthaki Y., 264 s., 1. Baskı, 2021.   İthaki’nin “Karanlık Kitaplık” serisini takip etmeye devam ediyorum. Fakat seri çok fazla genişledi; bildiğimiz, sevdiğimiz, korku türünün klasik isimleri yanında adını hiç duymadığım, hiç okumadığım çağdaş yazarların kitaplarını da bastı. Türün “die-hard” fanı olarak, yeni isimler tanımayı her zaman isterim ama iyiyse. Şimdi bu kitabı okuyunca belki de serideki her kitabı alıp okumamam gerektiği konusunda düşündüm. Aslında hepsini de almadım, bu kitap özellikle arkasındaki açıklamaları ve kapağıyla dikkatimi çekmişti. Hayal kırıklığı oldu. Tabii ki gerekçelendireceğim. Hani artıları ve eksileri terazinin iki kefesine koysak belki dengede durur, hoşlandığım bir şey olmasa da not versek belki 10 üzerinden 5 veririz ama benim teraziye koyduklarım niceliksel olarak eşit olsa da niteliksel olarak farklı ...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 259. “PARİS’TE BİR KURTADAM” (The Werewolf of Paris)   – Guy Endore, İthaki Y., 292 s., 1. Baskı, 2021.   Vampir literatürü için Bram Stoker’ın “Drakula” romanı neyse, kurtadam konusunda da bu roman oymuş! Drakula’nın meşhurluğunun aksine az bilinen kurtadamımız Bertrand ile tanışın. Üstelik kendisi komünist ve aktivist. Kitabın kapağında gördüğünüz gibi aynen… Korku fanları, kitabından ziyade filmini daha çok biliyordur (uyarlama): ünlü Hammer Film tarafından yayımlanan, Terence Fisher yönetmenliğindeki “The Curse of the Werewolf” (1961).   Aslında, genel anlamda kurtadamlarla (ya da kurt kadınlarla) ilgili kitaplar, vampirlerle ilgili olanlardan çok daha az.   Hatta Yirminci Yüzyıl’dan önce bu konuda bir roman olduğunu sanmıyorum (bilmiyorsam lütfen uyarın). Öyküler var tabii 1800lerde ve sonrasında. Böyle öykülerin derlendiği bir kitap da okumuş ve tanıtmıştım. Bu roman dışında okuduğum tek kurtadam romanı Stephen King’in “Kurtadamın Döngü...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 258. “DİĞER TARAF” (Die Andere Seite) – Alfred Kubin, İthaki Y., 267 s., 1. Baskı, 2022 .   Ekspresyonist bir roman. Sembolizmle dolu, distopya yapısında oluşturulmuş bir karanlık fantazya. Zaten Avusturyalı Kubin (1877-1959), aslen baskı sanatçısı ve illüstratörmüş; bu tek yazılı eseriymiş. Poe, Hoffmann, Meyrink ve daha nice önemli yazarların eserlerine çizimler yapmış. Adını internette aratıp çizimlerine bakarsanız, özellikle klasik korku okuyucuları mutlaka okudukları bazı kitaplarda Kubin’in çizimlerini gördüklerini anımsayacaklardır. Bu kendi kitabında da var çizimler ayrıca yer yer. Sembolizm ve ekspresyonizmin önemli bir temsilcisi kabul ediliyormuş ki, yukarıda belirttiğim gibi bu romanda tüm bu özellikleri görülüyor. Devasa bir konsept çizim serisi/sergisi de olabilirmiş bu roman, görselliği metne dökmüş adeta. Dolayısıyla işe baştan bu eksende, sanatsal duyarlılıkla bakmakta fayda var. Alışılagelmiş distopya okuyucuları kitabın ortalarına kadar h...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 257. “ZASTROZZI” – Percy B. Shelley, Everest Y., 158 s., 1. Basım, 2024.   “Frankenstein” efsanesinin yaratıcısı Mary Shelley’nin eşi, İngiliz romantiklerinin meşhur isimlerinden, aslen şairliğiyle bilinen Percy Shelley’nin (1792-1822) ilk romanı… İkinci romanı olan “ StIrvyne ” da yine Everest Yayınları’nın “Karanlık Sular” dizisinden, nedense bundan önce yayımlanmıştı ve onu da tanıtmıştım. Bu roman, tarz olarak diğerine benziyor ama kurgu daha oturaklı ve tutarlı. Yine gotik-romantik, dram ve gizem de barındıran, temelinde bir aşk üçgeninin yer aldığı bir roman. Aşk, arzu-tutku, intikam, gücün yıkıcı doğası gibi karanlık psikolojik temalar işleniyor. Ölüm kol geziyor. Din-inanç ve Ateizm de (yazarın kendisi de ateisttir) dikkat çekici şekilde işleniyor. Shelley, bu romanı 17 yaşındayken yazmış; çok genç oluşunun etkisi görülüyor, romantizm dozu şiddetli. (Bu arada, 29 yaşında denizde boğularak ölmüş). Velakin burada Yeşilçam’ın erken dönem senaryolarına ...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 256. “HAYALET – Eski Bir Hükümlünün İtirafları” (Phantom, Aufzeichnungen eines ehemaligen Straflings) – Gerhart Hauptmann, Everest Y., 128 s., 1. Basım, 2024.   Alman yazar Hauptmann (1862-1946), natüralizm akımının önemli temsilcilerindenmiş. Everest Yayınları’nın “Karanlık Sular” başlıklı dizisini gördüğümde kitapları takip etmeye başladım; ancak, okudukça korkudan ziyade gotik/romantik kitaplarla karşılaştım. Bu kitap ise korku/gerilim şöyle dursun romantizm akımına bile girmiyor, tamamen realist. Zaten yukarıda yazdığım gibi, yazar natüralist eserler yazıyormuş, bu da öyle. Kitabın adı metaforik; hayalet falan yok yani. Tarzı belirttikten sonra edebi değerini teslim etmemiz gereken bir eser olduğunun altını çizerek konudan, temalardan vs. bahsedelim. Kitabın alt başlığından anlaşılacağı üzere, eskiden hapse girmiş çıkmış birinin kendi ağzından geçmişte yaşadıkları anlatılıyor. Kendi halinde bir memur olan Lorenz Lubota adlı bu karakter, kendisinden yaşç...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 255. “KARAKATİP” (Grimscribe) – Thomas Ligotti, Can Y., 268 s., 1. Baskı, 2024.   1953 doğumlu ABD’li Ligotti, tekinsiz kurmacanın çağdaş kalemlerinden. Daha önce yazarın ilk öykü derlemesi “ Hayalperest ÖlününŞarkıları ” adlı kitabı tanıtmıştım. Bu da ikinci öykü derlemesi kitabı ve tarz aynı. Dilimize çevrilen de ikinci kitabı ayrıca. 2024 yılında ülkemizde yayımlandı ama 1991 yılında yazılmış. İlk kitabında yazar hakkında edindiğim fikirler değişmedi, pekişti. Açıklayalım. Diğer kitaptaki gibi, belli başlıklar altında gruplandırılan (bazısı tek) kısa ve uzun öykülerden oluşmakta kitap. Toplam 13 öykü var. İçerik şöyle: Giriş; LANETLİLERİN SESİ: Soytarının Son Bayramı H.P. LOVECRAFT’IN ANISINA: Çekmecedeki Gözlük, Boşluğun Çiçekleri, Nethescurial   İBLİSİN SESİ: Nortown’da Görülen Düşler, Muelenburg’ün Mistikleri, Başka Bir Âlemin Gölgesinde, Kozalar DÜŞ GÖRENİN SESİ: Gece Okulu, Büyü ÇOCUĞUN SESİ: Bizans Kütüphanesi, Miss Plarr ADIMIZIN SESİ...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 254. “KIZIL VEBA” (The Scarlet Plague) – Jack London, Can Y., 78 s., 3. Baskı, 2021.   2019’da patlak veren Covid-19 salgınında anladık ki o kadar da gelecekte değilmişiz. Ya da dünyayı hala çözüp kendini doğa karşısında tam olarak korumayı başaramadı insan (deprem de başka bir örnek). Başarmalı mı o da ayrı soru. İnsan da dünyadaki sayısız diğer canlı türünden birisi sonuçta. Hep biz öldürecek değiliz, başka canlılar da bizi öldürür. Hem de gözle göremeyeceğimiz kadar küçük olanlar bile. (Salgında yakınlarını kaybedenlere taziyelerimi iletirim bu arada, tanıdıklar da var). Kızıl Veba kısa romanındaki insanlar ise daha şanssız. 1912’de yazılan kitapta geçen ana olayda 2013 yılında patlak veren bir salgından geriye pek bir şey kalmıyor, insan nüfusunun neredeyse tamamı yok oluyor. Kitaptaki yıl ise 2073; salgından çok sonraki bir gelecekte geçiyor. ABD’li Jack London (1876-1916), dilimize eserleri en çok çevrilen modern yazarlardan birisi. Sosyalist, aktivis...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 253. “ALTIN ÇANAK, Zamanımızın Bir Masalı” (Der goldne Topf. Ein Märchen aus der neuen Zeit) -   E. T. A. Hoffmann, Can Y., 128 s., 1. Basım, 2021.   Alman romantizminin üstadı Hoffmann’dan (1776-1822) bir fantastik masal. 1814’te yayımlanmış. Dönemin ve türün simge metinlerinden biriymiş. On iki bölümden oluşuyor ve her bölümün ismi “Birinci Gece Nöbeti, İkinci Gece Nöbeti…” şeklinde sırayla gidiyor. Elma satan yaşlı bir kadının sepetini devirdikten sonra hayatı değişen ve kendisini gerçekle fantastik bir dünya karışımında yaşıyor bulan üniversite öğrencisi Anselmus’un maceraları anlatılıyor kitapta. Geleneksel masal unsurları, antik mistisizm öğeleriyle harmanlanmış. Ayrıca fantastik dünya şiirle benzeştirilmekte. Dünyanın, akıl yoluyla ulaşılabilir gündelik gerçeklik ile yalnızca şiirsel eğilimlere sahip insanların erişebildiği fantezi dünyası olmak üzere romantik bir şekilde bölünmesi söz konusu.  DİKKAT! SPOILER BAŞLANGICI! Masal, Dresden...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 252. “YEŞİL ÇAY” (Green Tea, The Familiar) – Sheridan Le Fanu, Can Y., 119 s., 1.Basım, 2022.   Viktorya döneminin unutulmaz korku ustalarından İrlandalı yazar Sheridan Le Fanu’nun iki ikonik öyküsü, “Yeşil Çay” ve “Tanıdık” yer alıyor kitapta. Yazarın daha önce ilk femme fatale lezbiyen vampir kitabı “ Carmilla ” dâhil birkaç kitabını tanıtmıştım. Ancak, başlamadan önce, öykülerden etkilenmeyenlerin yersiz eleştirilerle bu türü değersizleştirmemelerini; bunun yerine eserlerin bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmak isterim. Le Fanu’nun eserlerini yargılarken, tarihin derinliklerinden gelen bir kültürü keşfettiğimizi unutmamalıyız. Neticede, gotik edebiyatın bugünkü gücünü onun gibi öncülere borçlu olduğumuzu bilmek bile eserleri daha anlamlı kılar. Dolayısıyla bu tarz kitaplara “hiç korkmadım, kötü kitaptı” gibi rezil, ukala yorum yapan bilinçsiz zihinlerden olmamanızı, onlardan uzak durmanızı temenni ediyorum. Kitaplar böyle yorumlanmaz/tanıt...