KİTAP TANITIMLARIM 250.
“ZARAGOZA’DA BULUNMUŞ ELYAZMASI” (Manuscrit trouve a Saragosse) – Jan Potocki, Kırmızı Kedi Y., 220 s., 1. Basım, 2020.
Fantastik edebiyatın erken dönem ve en önemli yapıtlarından birisi olarak kabul edilen bu roman aslında yazıldıktan çok sonra, 1958’de yeniden keşfedilmiş. Modern romanın da öncülerinden kabul edilen ve Fransızca yazılan bu kitabın yazarı Polonya doğumlu Potocki (1761-1815), yaşamına kendi eliyle son vermiş. Özellikle orta doğu coğrafyası ağırlıkta olmak üzere bir gezgin, bir bilim insanı (para basma makinesinin mucidi, balonla ilk uçan Polonyalı ve birçok bilimsel çalışması varmış), bir siyasetçi (Polonya parlamentosunda vekil) imiş. Bu kitap tek romanıymış.
Savaş sırasında bulunan bir günlükten (Don Kişot benzeri bir karakter olan Alphonse von Warden’ın) 14 günü içeriyor kitap. Aslında temel olarak bir yolculuk ve macera romanı. Tarz olarak macera, pikaresk, gotik korku-gerilim, mistik-gizem, masal etiketlerini sıralayabilirim. Tarihi, dini ve felsefi gözlükle okunabilecek olay-hikâye ve diyaloglarla birlikte erotik sahneler de içeriyor. Yani birçok edebi tarzdan yararlanılmış gibi görünüyor. Günah, yalan, arzu, komplo, inanç, onur gibi temalar gözüme çarptı. Birkaç katman iç içe hikâyeler var. Matruşka bebekleri gibi hep birinci şahıslardan anlatılan hikâye içinde hikâyeler… Doğu kültürleri etkisi de belirgin; Bin Bir Gece Masalları havası var bazen. Yalnız, roman yarım kalmış, bir sonuca bağlanmıyor. Orijinali daha uzunmuş sanırım.
DİKKAT! SPOILER BAŞLANGICI!
Günümüz korku sinemasında buluntu (found footage) film olarak adlandırılan yapıda (filme bir gerçeklik ve yakınlık hissi vermek için, bir kameranın veya kayıt cihazının buluntu malzemesi olarak sunulduğu bir film türü; örn.:“Blair Witch Project”), kurgusal olarak bir yerde bulunmuş bir günlükten oluşuyor roman. Napolyon işgalindeki İspanya, Zaragoza’da bir kuşatma sırasında Fransız ordusunda görevli bir subay buluyor günlüğü. Haydutlardan, hortlaklardan, Kabalistlerden söz eden bu elyazmasını yanına alıyor. İspanyolca yazılmış bu elyazmasını esir düştüğünde İspanyol bir yüzbaşı, atalarından birinin önemli bir günlüğü olduğunu keşfederek Fransız subaydan alıyor. Bu giriş bölümünün ardından romanı, yani günlüğü okuyoruz. Günlük, Alphonse von Worden adındaki İspanyol muhafızın hayatından macera ve tehlikelerle dolu 14 günü içeriyor. Worden'ın 18. yüzyıl İspanya'sının Sierra Morena dağlarında Madrid'e giderken tanıştığı, hayal ettiği veya okuduğu diğer kişilerden oluşan iç içe geçmiş hikâyeleri bir araya getiriyor. Bu anlamda bir çerçeve roman aynı zamanda. Yani, yolda karşılaştığı diğer karakterler kendi hikâyelerini anlatıyor ve sürekli zamanda geriye gidilirken bir yandan Worden’in ana hikâyesine dönülüyor. Hikâyelerin büyük kısmı, hikâyesinin kendisi bir çerçeve öykü haline gelen Roman şefi Avadoro etrafında dönüyor. Sonunda anlatı odağı tekrar Worden'ın çerçeve hikâyesine dönerek bu anlatılar arasındaki bağlantılara değiniliyor.
Worden’in karşılaştığı karakterler çeşitli: kabalist ve kız kardeşi, geometrici, Tunuslu Müslüman iki prenses kardeş Emine ile Zübeyde, haydutlar, şövalye, çingene, engizisyoncu, keşiş, Gezgin Yahudi, hortlaklar, şeytan vs. Yahudiler, Müslümanlar, Hristiyanlar, inançsızlar ve rasyonalistler, ideolojileri ve dogmaları paylaşarak yan yana seyahat ediyor bu dağlarda. Aslında 18. asırda o coğrafyanın bir panoraması gibi. Başlangıç neredeyse bir kâbus gibi yapılandırılmış, Alphonse mümkün olduğunca darağacından uzaklaşmaya çalışıyor ama her zaman altında uyanıyor. Gotik/doğaüstü unsurlar oldukça uç noktalarda. Bir yerde Alphonse'un ensest, şeytani, nekrofili, eşcinsel bir üçlüye katıldığı ve çok sayıda başka karakterin de bunu yapmış olabileceği şiddetle öne sürülüyor. Karakterlerin hikâyelerini ve Worden’ın yaşadıklarını daha fazla tek tek anlatmayım. Dileyen okur. Bunlar aşk-romantik hikâyelerden korku öykülerine kadar çeşitlilik gösteriyor.
SPOILER SONU!
Sonuç olarak doğaüstü kurgunun ve modern roman sanatının tarihçesini, yansımalarını, erken dönem örneklerini araştıranlar için kütüphanelerinde bulundurmak isteyecekleri bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ancak, direkt olarak bir korku, fantastik ya da macera romanı okumak isteyen ve özellikle bu işin başlangıcında olanlar için ilk sıralarda tercih edilecek bir kitap değil.

Yorumlar
Yorum Gönder