KİTAP TANITIMLARIM 214.
“GADDAR ÖYKÜLER” (Grim Tales) – Edith Nesbit, Çınar Y., 96 s., 1. Basım, 2022.
İngiliz kadın yazar Nesbit (1858-1924), genellikle çocuk kitapları yazmış. En bilinen eseri “Demiryolu Çocukları”. Ancak, elimdeki kitapta olduğu gibi bazen korkuya da el atmış. Daha önce korku öyküleri derlemesi bir kitabını tanıtmıştım, bu da öyle: 7 kısa korku-gerilim-gizem öyküsünden oluşuyor. 1893’te yayımlanmış orijinali. Öykü listesi şöyle:
Abanoz Çerçeve (The Ebony Frame)
John Charrington’ın Düğünü (John Charington’s Wedding)
Abraham Amcanın Aşk Macerası (Uncle Anraham’s Romance)
Yarı Müstakil Evin Esrarı (The Mystery of the Semi-Detached)
Ölülerden (From the Dead)
Mermerden Oyma Adam (Man-Size in Marble)
Ölüler Ayini (The Mass fort the Dead)
Öykülerin ortak temaları ölüm ve aşk. Aşkın ölümden daha güçlü olduğu ana fikrine dayanıyorlar. Ana korku nesnesi, hayaletler (uhrevi ya da cismani). Sonları tahmin edilebilir. Portreler, kapalı yer korkusu gibi Poe’ya göz kırpan yapılar var. “Abanoz Çerçeve”, içindeki eşyalarla beraber kendisine teyzesinden miras kalan bir evdeki tavan arasındaki eşyalar arasında bulunan, anlatıcının kendisini büyüleyen güzel bir kadının tablosu hakkında. Geçmiş yaşamların, talihsiz aşkların, olası ikinci şansların ve şeytanla yapılan bir pazarlığın hikâyesi. “John Charrington’ın Düğünü”, eski bir halk efsanesinin yeniden anlatımı gibi. Ölümün bile evliliğe engel olamayacağı hakkında. “Ölü de olsa diri de olsa evleneceğim!”… “Abraham Amcanın Aşk Macerası”nda ise, mezarlığın yanında tanıştığı tek gerçek aşkının hikâyesini anlatıyor yaşlı amcamız. “Yarı Müstakil Evin Esrarı”, kız arkadaşının öldürüldüğü hayalini görüp, bunun gerçek olacağını düşünen ve cinayeti engellemeye çalışan genç bir âşık hakkında.
Daha önce de okumuş olduğum “Ölülerden”, aldığı bir mektupla terk edildiğini öğrendikten sonra sevgilisinin peşine düşen genç bir âşık hakkında. Öykünün korku sahnesini oluşturan evde yaşadığı korkunç olayı anlatır bize. Diğerlerinden daha zayıf bir öykü; inandırıcılığı düşük, hayalet yönü vurucu değil, biraz dağınık. “Mermerden Oyma Adam”, yeni evli neşeli bir çiftin tasviriyle başlayan, ancak hızla büyüyen bir terör masalına dönüşen, düzgün bir tekinsiz-ürpertici hikâye. “Ölüler Ayini”nde, hayatının aşkını bir başkasına kaptırmak üzere olan bir adam, kendisini bir cenaze töreninin seslerine kapılmış halde buluyor - ama kimin cenaze töreni? Korkutuculuktan ziyade merak uyandırıcı bir öykü.
Nesbit, nihai olarak orta karar korku-gizem öyküleri yazmış diye düşünüyorum. Özgün bir yanını göremedim. Çok korkutucu mu, hayır. Daha ziyade romantik, trajik. Ancak, ne M. R. James öyküleri gibi korkutucu, ne de Poe kadar romantik. Romantik-trajik etkiyi arttırmak için daha vurucu bir dil gerekirdi. “Mermerden Oyma Adam”, atmosferiyle diğerlerinden daha iyi, geri kalanı orta karar. Yani, bu tarzı ilk kez okuyacaksanız daha iyi yazarlar var ama tarzın iflah olmaz fanıysanız Nesbit’de okunabilir.

Yorumlar
Yorum Gönder