KİTAP TANITIMLARIM 227.
“MALDOROR’UN ŞARKILARI” (Les Chants de Maldoror) – Comte de Lautreamont, İmge Y., 291 s., 2. Baskı, 2019.
“Tanrı’dan dilerim ki, yüreklenen ve okuduğu kitap gibi geçici olarak canavarlaşan okur, bu kasvetli ve zehirli sayfaların ıssız bataklıklarında sarp ve yabanıl yolunu şaşırmadan bulur…”
Düzyazı formatında sürrealist şiir. Sürrealist akımın yaratıcılarından sayılıyor, sonraki dönem şiiri üzerinde oldukça etkili olduğu belirtiliyor. Esas ismi Isidore Lucien Ducasse olan, 1846 Uruguay doğumlu yazar, Fransa’da geçiriyor hayatının çoğunu ve 24 yaşında bir otel odasında ölüyor (ölüm nedeni kesin olmamakla birlikte intihar iddiaları var). Bu eseri 22 yaşında yazmış. Kitapta çevirmen Özdemir İnce tarafından yazılmış 2 Önsöz bölümü, Maldoror’un 6 bölüme ayrılmış şarkısı, diğer eseri Poesies I-II ve mektupları yer alıyor.
İlk 40 sayfada Özdemir İnce hem kendisinden, hem yapıtın dilimize çeviri sürecinden hem de yazarın hayatı ve edebi özelliklerinden bilgiler veriyor. Daha sonra “Maldoror’un 1. Şarkısı” geliyor. Maldoror ismi konusunda birkaç farklı görüş var ve ben şu olduğunu düşünüyorum: Fransızca “le Mauveais de l’aurore” (şafağın şeytanı) ifadesindeki harflerden türetilme; yani Lucifer... Şiirde kanatlarıyla gökyüzünden dünyayı ve insanlığı izlediği sahneler var zaten. Ayrıca Tanrı’ya, erdeme ve insanlığa karşı bir kötülük figürü olarak kullanılıyor. Eser; gerçeküstü, kötücül-şiddetli, kutsala karşıt, absürt, imgesel…6 kısma bölünmüş, bölümler genelde uzun düzyazı paragraflardan oluşmakta. Uzun, sıra dışı, bilinçten akma-imgesel cümleler… Genellikle birinci şahıs ancak bazen üçüncü şahıs anlatımı kullanılıyor. Kitabın ana karakteri, bazen bir bölümdeki olaylara doğrudan karışan ya da uzaktan izlediği ortaya çıkan kötücül Maldoror. Giriş başta olmak üzere bazı yerlerde direkt okuyucuya hitap ve uyarı var. Herkese göre bir kitap olmadığı, herkesin okumaması gerektiği konusunda okuyucuyu uyarıyor veya önceki bölümleri kısaca özetliyor ya da bazen alay ediyor okuyucuyla yazar.
Bazen şiirde birbirinden kopuk gibi görünen olaylar cereyan ediyor: Bir çocuğu mezara götüren cenaze alayı ve mezarlık bekçisiyle Maldoror arasındaki diyalog, Tanrı’nın bir sokak dilencisi olarak gösterilmesi ve eşek gibi hayvanların gelerek onu gerek sözlerle gerek üzerine pisleyerek aşağılaması ama aslanın tanrıyı savunması, Maldoror’un kendisine bir fahişeyi öldürmesini söyleyen bir ateş böceğini taşla öldürmesi, bir çukurda üretilen devasa bit ordusunun dünyaya salınması vs. Eser ilerledikçe bölümler arasında bazı ortak temalar ortaya çıkıyor. Özellikle birçok hayvan türünün sürekli tasviri var ve bazen benzetmelerde de kullanılıyor. Örneğin, bir vakada Maldoror bir köpekbalığıyla çiftleşiyor, her biri diğerinin şiddet içeren doğasına hayran kalıyor, diğerinde ise anlatıcı kendisinin bir domuz olduğuna dair hoş bir rüya görüyor. Bu hayvanlar tam da eserin insan sevmeyen tonuna uyan insanlık dışı davranışları nedeniyle övülüyor. Bazı bölümlerde yinelenen bir başka tema da kent-taşra ikiliği. Bazı bölümler bir kasaba veya şehirde geçiyor, bazıları ise ıssız bir kıyıda. Diğer temalar arasında eşcinsellik, kutsala hakaret ve çoğunlukla çocuklara yönelik şiddet içeren suçlar yer alıyor. Bir bebeğin göğsünün tırnakla açılarak parçalanması gibi rahatsız edici sahneler var. Altıncı ve son şarkıda ise daha hikâye gibi, olay örgülü, düz ve anlaşılır bir anlatım var. Maldoror, Mervyn adında bir çocuğa aşk mektubu yazarak buluşmayı talep ediyor ve Mervyn yanıtlayıp kabul ediyor. Karşılaşmaları üzerine Maldoror, Mervyn'i bir çuvalın içine girmeye zorluyor ve vücudunu bir köprünün kenarına vurarak sonunda çuvalı Panteon’un kubbesine fırlatıyor. Bu son, şiddetli bölüm, Maldoror'un deneysel yazımı lehine geleneksel roman biçiminin öldürülmesi olarak yorumlanmış.
Çok sayıda dini referans var. Özellikle Tanrı ile rutin olarak alay ediliyor ve eleştiriliyor. Yazar, Tanrı'nın güçlü olmasına rağmen güvenilmez olduğunu söylüyor ve cennetin yaratılmasının veya herhangi bir tür ödülün bahşedilmesinin, acıya neden olan veya yarattığı insanlığın sefil veya perişan olmasına izin vermeye hazır olan bir varlık ile tutarsız olduğunu öne sürüyor. Ayrıca insanlığın içindeki karanlık tarafı irdeliyor, her insanın içindeki kötülüğe sesleniyor.
“Maldoror’un Şarkıları” bittikten sonra “Poesies” adlı yine aynı biçimde yazılmış iki bölüm geliyor. Fakat burada ters istikamette olumlu, hümanist, dindar bir hava var. Yazar da asıl ismini kullanmış. Ayrıca esas olarak edebiyat eleştirisi gibi. Özellikle dönemin Fransız şair ve edebiyatçıları eleştiriliyor. Maldoror’la ortak yönü ise hayvanların analoji olarak kullanılması. En sonda ise yazardan kalan 6 mektup yer alıyor. Bir eleştirmene, muhasebeciye ve yayımcıya yazmış bunları.
Merkezi bir olay örgüsü aramayın. Doğaüstü, imgesel, düzyazı formunda; kutsalla alay eden, şiddetli, hayvanların eğretileme olarak kullanıldığı, saldırgan ve kötücül bir şiir.
REFERANSLAR.

Yorumlar
Yorum Gönder