KİTAP TANITIMLARIM 234.
“ST. IRVYNE – Ya da Gül-Haçlı: Bir Romans” (St. Irvyne; or, The Rosicrucian: A Romance) – Percy Bysshe Shelley, Everest Y., 133 s., 1. Basım, 2024.
Everest Yayınları’nın “Karanlık Sular” dizisinden yayımlanan kitap, İngiliz romantik şairi Percy Shelley’in (1792-1822) henüz 18 yaşındayken yazdığı gotik-romantik bir kısa roman… Shelley, şairliğiyle ve denemeleriyle meşhur olsa da 2 roman yazmış (diğeri “Zastrozzi”). Kitaptaki ana karakter, ölümsüzlüğün sırrını açıklamaya çalışan Gül Haç Tarikatı simyacısı Ginotti ile karşılaşan yalnız bir gezgin olan Wolfstein. Haydutlara katılan toplumdan dışlanmış gezgin Wolfstein ile onlara tutsak düşen Megalena’nın kaçış ve aşk hikâyesi ile Eloise adlı karakterin ikinci bir hikâyesini okuyoruz ve sonra bunlar bağlanıyor. Bu bağ da romanın ana gizemi. Diğer karakterler: haydutlar Cavigni, Steindolph, Ardolph; haydutlara hizmet eden Agnes; Wolfstein’ı baştan çıkaran Olympia; Eloise’in kardeşi Marianne ve diğer yan karakterler.
Kitap, on iki kısa bölümden oluşuyor ve bunlar yazıyla yazılan ardışık sayılarla adlandırılmış ama Dördüncü Bölüm’den Yedinci Bölüm’e atlıyor. Kurguda da bir kesilme/sıçrama oluyor. İlk kısımda Wolfstein-Megalena, ikinci kısımda Eloise’in hikâyeleri var ve sonra birleşiyorlar. Önsöz’de yayıncının belirtiği gibi, bu durumu yazarın bilerek mi planladığı yoksa aradaki iki bölümün kayıp mı olduğu belirsiz. Epik başlayan roman, gotik-romantik/gizem tonuna bürünüyor. Epik başlangıcı haydutlar, kahramanlık gibi yapılar oluşturuyor. Gotik-romantik kısmında aşk-tutku, arzu, ölüm var. Gizem kısmında ise gizli bilgi ve ölümsüzlük formülü var. Yazarın şair olması, düzyazı formatında da bu özelliğini sergilemesini sağlıyor. Romantik ve şairane bir dil var. Aralarda şiirler de var. Romanın temaları aşk, ölüm-ölümsüzlük arayışı, duygusal hazcılık (bedensel değil), mutluluk arayışı, doğa bilgisi ve tutku-eylemlerimizin karşılığında ödenmesi gereken bedeller. Olaylar İsviçre-İtalya civarlarında geçiyor.
DİKKAT! SPOILER BAŞLANGICI!
Roman, şiddetli bir fırtınanın ortasında açılıyor. Wolfstein, İsviçre Alpleri'nde fırtınadan korunmak isteyen bir gezgindir. O; kendini öldürmeye çalışan, toplumdan dışlanmış, hayal kırıklığına uğramış bir kişidir. Bir meşaleli geçit töreninde cenazeyi taşıyan bir grup keşiş onunla karşılaşır ve hayatını kurtarır. Haydutlar onlara saldırır ve Wolfstein'ı yer altı sığınağına götürürler. Haydutların, babasını pusuda öldürüp kaçırdıkları genç ve güzel Megalena ile tanışır. Wolfstein, haydutların lideri Cavigni'yi zehirler ve Megalena ile birlikte kaçmayı başarır. Haydutların bir üyesi olan Ginotti, Wolfstein ile arkadaş olur. Wolfstein ve Megalena birlikte yaşayacakları Cenova'ya kaçarlar. Kasabanın bir kadını olan Olympia, Wolfstein'ı baştan çıkarır. İlişkiden öfkelenen Megalena, Wolfstein'ın Olympia'yı öldürmesini talep eder. Bir hançerle silahlanan Wolfstein onu öldüremez. Olympia kendini öldürür. Bu arada Ginotti Wolfstein'ı takip eder. Ginotti, Gül Haç Tarikatı'nın bir üyesidir. Ölümsüzlüğün sırrını arayan bir simyacıdır. Wolfstein'a inancından vazgeçip tarikata katılması halinde ona ölümsüzlüğün sırrını vereceğini söyler.
İsviçre'nin Cenevre kentinde yaşayan Eloise, Wolfstein'ın kız kardeşidir. Ginotti, sahte kimliğiyle sahte (Frederic Nempere) Cenevre'ye gider ve onu baştan çıkarmaya çalışır. Ginotti, sonsuz yaşamın sırrını bulmak için ömür boyu süren arayışında, hayatın ve varlığın gizemlerini açığa çıkarmak için bilimi ve doğa yasalarını incelemiş. Ölümü kabullenmiyor, ölümsüzlüğü arıyor. Ginotti, Wolfstein'a, reçete edilmiş belirli malzemeleri alıp bunları verdiği bir kitabın ileteceği talimatlara göre karıştırıp St. Irvyne'deki manastırda onunla buluşursa ona "ölümsüz yaşamın sırrını" verecektir. Fransa'daki St. Irvyne manastırında geçen final sahnesinde Wolfstein, Megalena'nın cesedini kasalarda bulur. Bir deri bir kemik kalmış Ginotti, Wolfstein'la yüzleşir. Wolfstein'a yaratıcısını inkâr edip etmeyeceğini sorar. Wolfstein inancından vazgeçmeyi reddediyor. Yıldırım kubbelere gök gürültüsü gibi çarpıyor ve kükürtlü bir fırtına manastırı patlatıyor. Her iki adam da ölüyor. Bu, onların "tutku yanılgısının", "sonsuz yaşam" arayışı içinde kontrol edemedikleri ve anlayamadıkları güçlerle oynamalarının cezası…
SPOILER SONU!
Gotik-romantik eserlerin erken dönemlerini sevenler için kütüphanelerine eklemeleri gereken bir kısa roman. Çağdaş kurguya göre oturmamış gibi duran bazı yönleri olsa da işlediği temalar açısından dram severlerin de ilgisini çekecektir. Velakin doğaüstü karakterler-korkunç olaylar gibi şeyler aramayın.

Yorumlar
Yorum Gönder