KİTAP TANITIMLARIM 243.

“KARA KİTAP” – Suat Derviş, İthaki Y., 296 s. 1. Baskı, 2014.

Türk kadın yazar ve gazeteci Suat Derviş (1905-1972), ülkemizden Avrupa’ya giden ilk kadın gazeteciymiş. “Fosforlu Cevriye” dâhil onlarca romanı, pek çok hikâye ve makalesi varmış. Ayrıca, kadın hakları ve demokrasi alanlarında da aktif bir şekilde mücadele etmiş bir aktivistmiş; Devrimci Kadınlar Birliği'nin kurucusuymuş. Yazarın benim radarıma girmesine neden olan bu ilk kitabı “Kara Kitap”, bir şekilde az sayıda olan yerli tekinsiz kurmacanın tarihçesinde iz sürerken karşıma çıktı. Aslında kendisi bir öykü olan “Kara Kitap” ile birlikte bu kitapta toplam 4 hikâye var. Kitabın arkasında roman demişler ama 80-90 sayfa civarı olan ve uzun öykü diyebileceklerim şöyle: “Ne Bir Ses… Ne Bir Nefes”, “Buhran Gecesi” ve “Fatma’nın Günahı”. Kitaba adını veren “Kara Kitap” ise 25 sayfa ve kitapta ikinci sıraya koyulmuş. Ayrıca girişte bir “Sunuş” bölümü ve sonda “Sözlük” var. Kitap, orijinal dili Osmanlıcadan Latin harflerine aktarıldığı için dönem dili yer yer zorlayabilir, zira şu an kullanılmayan kelimeler içeriyor, bu yüzden sonda sözlük kısmı var. Örneğin: Cism-i Macit (canlı olmayan varlık), fevk-at-tabia (doğaüstü), kadit (iskelet), muzlim (karanlık) vs. Yalnız yazarın kaliteli üslubu ile dönem dili birleşince edebi etkiyi arttıran bir durumun ortaya çıktığını da belirteyim.

Bir şekilde korkuyla dirsek teması olmasına rağmen, öykülerin ana tarzı dram ve gotik romantik diyebilirim. Özellikle Viktorya Dönemi ve romantiklerin tarzına benziyor ve benzer temaları, yapıları kullanıyor: ölüm, aşk, güzellik, kıskançlık, trajedi, içsellik, ıstırap, az sayıda doğaüstü tezahürler, sanrılar, kâbuslar, eski evler, fırtınalı geceler gibi doğa atmosferi, mumlar-şamdanlar vs. Psikolojik gerilim etiketini de kondurabilirim, zira ana karakterlerin içsel dünyası, yaşadıkları gerilimler, paranoya temel yapı taşlarından. Korku kısmını ise hayalet, şeytan gibi doğaüstü karakterlerin boy gösterdiği sahneler oluşturuyor. Ancak ana amaç ve tarz korku değil.

Öyküler oldukça trajik ve depresif. Yazar bu öyküleri yazdığında daha 20 yaşında bile değilmiş. Ayrıca yazıldığı tarihe bakınca 1. Dünya Savaşı’nın hemen ertesi olduğunu görüyorum. Bu durumlar, depresifliğe katkı sağlamış olabilir. Tabii, toplumsal değil kişisel ve içsel konular işleniyor öykülerde. Ancak arka planda da bir toplumsal çöküş hissiyatı var. Ana temaların aşk ve ölüm olduğunun altını çizeyim. Bazen karşılıksız aşk, bazen kıskançlık ve arada kalmışlık, cinayetle ya da amansız hastalıklarla gelen ölümler vs. Özellikle “Kara Kitap” öyle depresif, trajik ve umutsuz ki, acıyı öylesine hissettiriyor ki en mutlu gününüzü karartabilir. Bu ne yahu, fena… Yazarın dili/üslubu ustaca, o yaşta bu kadar kaliteli yazması hayret uyandırıyor. Yalnız, bazen dağınık ve uzatılmış bölümlerle mübalağa seviyesi yüksek duygusallığı eksi yönler olarak sıralayabilirim. Belki bu da yazarın çok genç ve tecrübesiz olmasındandı. Aslında bu kitabı yirmili yaşlarımda, duyguları daha keskin ve köşeli (ruhuma batan) yaşadığım zamanlarımda okusaydım belki daha fazla etkilenirdim. Olgunluğun, bu kitabı değerlendirmeye negatif etkisi olduğunu belirtmeliyim.

Tüm öykülerde ana karakterler genç kadınlar. Hasta bir genç kız olan Şadan (Kara Kitap), güzelliğinden dolayı acı çeken Fatma (Fatma’nın Günahı), bir babayla oğlu arasında kalan Zeliha (Ne Bir Ses…) ve kocasına çok âşık olan Zehra (Buhran Gecesi). Çok hasta olan Şadan’ın çaresizce ölüme sürüklenmesinin içerden anlatımı umutsuz gerçeklerin rahatsız ediciliğini tokat gibi vuruyor yüzümüze. Zeliha ise arzunun yarattığı trajediye engel olamıyor. Bu öyküde Elektra kompleksinin yansımaları yakalanabilir. Tüm öyküleri detaylıca anlatmayım, bu bilgiler okumak isteyenler için yeterli olur diye düşünüyorum.

Sonuç olarak dram, gotik-romantik ve psikolojik gerilim sevenlerin kitaba şans vermelerini öneriyorum. Akışı aksatan dönem dili (sık sık arkadaki sözlüğe gideceksiniz) ve bazı uzatılmış bölümleri saymazsak dil ve üslup da edebiyatseverleri memnun edecektir.

Yorumlar

SİZİN İÇİN ÖNERİLEN DİĞER İNCELEMELER