Kayıtlar

roman etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 271.  “BİZ HEP ŞATODA YAŞADIK” (We Have Always Lived in the Castle) – Shirley Jackson, Siren Y., 179 s., 4. Baskı, 2021.   “Adım Mary Katherine Blackwood. On sekiz yaşındayım ve ablam Constance’la birlikte yaşıyorum. Azıcık şanslı olsaydım dünyaya kurtadam olarak geleceğimi düşünmüşümdür hep, çünkü her iki elimin orta ve yüzükparmağı aynı uzunlukta, ne var ki kendimi olduğum gibi kabullenmek zorunda kaldım. Yıkanmayı, gürültüyü ve köpekleri sevmiyorum. Ablam Constance’ı, Richard Plantagenet’ı ve köygöçüren mantarı Amanita phalloides’i seviyorum. Ailemdeki diğer herkes öldü.”   Güzel bir giriş! Okuduğum kitaplar arasında girişlerini çok beğendiklerim nadirdir. Yazarın daha önce okuyup tanıttığım meşhur eseri, “ Tepedeki Ev ” gibi, burada da açılış paragrafı, okuru hemen içine çekiyor. Ayrıca kitapla ilgili birçok ipucunu az sayıda cümlede barındırıyor.   Kısa adı Merricat olan anlatıcının ağzından yazılmış bu kısa roman. Adının kısa hali de ...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 267. “KARA HASAT” (Dark Harvest) – Norman Partridge, İthaki Y., 119 s., 1. Baskı, 2022.   İthaki Yayınları’nın “Karanlık Kitaplık” dizisinden peş peşe kitaplar tanıtmaya devam ediyorum. Daha önce de belirtmişimdir muhtemelen; dizi kapsamında korku-gerilim türünün klasik eserlerinden güzel örneklerle birlikte modern ve çağdaş kitaplar da basılıyor. Epey sınırları genişledi yani, dolayısıyla kitap sayısı da arttı. Bu durum ise dizinin türün fanlarına özel bütünlüğünü bozdu. Zira kalite anlamında, dil ve üslup açısından vs. kutuplar oluştu. Bu genişlemenin, albenili kapak tasarımlarıyla birlikte bir satış stratejisi olduğunu düşünerek yayınevine bir fan olarak dikkat etmesini öneririm. Bunu neden yazıyorum; kötü kitaplar okumak islemediğim için. Yayınevine ve diziye güvenerek bilmediğim yazarlara da yöneliyorum; bazen memnun oluyorum tanıştığıma (Grabinski gibi), bazen de hayal kırıklığına uğruyorum. Şu an tanıtacağım kitap gibi… 1958 doğumlu, ABD’li yazarın...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 266. “İYİ YERLİLER” (The Only Good Indians) – Stephen Graham Jones, İthaki Y., 298 S., 1. Baskı, 2024.   Bir başka sıkıntılı çağdaş Amerikan korku kitabı daha… Beğenmediğim (kısmen) kitapları anlatmak daha zor oluyor. Yine de elle tutulur yanlarından ve nelerin başarısız olduğundan bahsetmek durumundayız. 1972 doğumlu Teksaslı yazar, kendisi de bir Amerikan yerlisi ve orijinali 2020’de yayımlanmış olan bu kitap da 4 yerlinin on yıl önce gittikleri bir tür geyik avından yıllarca sonra yaşananları anlatıyor. Bazıları kendi yerli gruplarından (Karaayak rezervasyonu) ayrılmış ve kültürel kökenlerinden kopuk yaşayan bu dörtlünün (Rick, Lewis, Gabe ve Cassidy) avda öldürdükleri bir geyik, gebeymiş. Peşlerinde onları tek tek avlayan bir şey var. Bir de dört adamdan birinin kızı olan ve dâhil olmadığı bir geçmişle yüzleşmek zorunda kalan Denorah, önemli karakterlerden… Evet, bilen anlamıştır zaten. Bu bir “deer woman” anlatısı, en azından ona çok benziyor. Bilmeyen...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 263.   ELEMENTALLER (The Elementals) – Michael McDowell, İthaki Y., 264 s., 1. Baskı, 2024.   İlk kez bir kitabını okuduğum, Amerikalı yazar Michael McDowell (1950–1999), henüz 49 yaşında AIDS nedeniyle hayatını kaybetmiş.   Yazar, yalnızca romanlarıyla değil, aynı zamanda Tim Burton’ın “ Beetlejuic e” ve “ The Nightmare Before Christmas ” gibi klasikleşmiş yapımlarına katkısıyla da tanınıyormuş. “ Tales from the Darkside ” gibi antolojilerdeki senaryoları ve farklı türlerdeki eserleriyle korku, gerilim ve polisiye alanlarına katkı yapmış. McDowell’ın, özellikle Güney Gotik atmosferiyle harmanladığı anlatımı ve karakter derinliğiyle türün sınırlarını genişleten yazarlardan olduğu belirtiliyor. “Elementaller”, bir “perili ev”    romanı ama klasik gotik korku yazınındakilere göre bazı zıtlıklar içeriyor. Bir kere puslu, soğuk ve ıssız bir yerde yağmur, kar ve fırtınalar içerisinde gece karanlığında değil, bunların aksine, günlük güneşlik bir...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 262. “YABANCILARLA BİR YAZ” [ 異人たちとの夏 (Ijintachi to no natsu)] –Taiçi Yamada, İthaki Y., 160 s., 1. Baskı, 2022.   1934 doğumlu Japon yazarın bu kentsel hayalet romanı iki kez filme de uyarlanmış (“The Discarnates, 1988” ve “All of Us Strangers, 2023”). Yalın bir dille yazılmış, dramatik yönü- hissiyatı kuvvetli. Dram, gizem-gerilim, korku diyelim. Korkutuculuk arka planda, önde ise kentsel yabancılaşma, yalnızlık, geçmişe özlem gibi meseleler var. Merak duygusunu diri tuttuğu için sürükleyicilik iyi. Orta yaşlı senarist Hideo Harada tarafından birinci ağızdan anlatılıyor olaylar. Olaylardan çok da Hideo’nun duygu dünyasını okuyoruz. Hideo, yeni boşanmış ve Tokyo'da, dairelerin çoğunun ofis olarak kullanıldığı, geceleri neredeyse bomboş kalan bir apartmanda içe kapanık olarak yaşıyor. Hideo'nun çok az arkadaşı var, ailesi yok; on iki yaşındayken anne babasını kaybetmiş. Romanda,   ölen ailesine tıpatıp benzeyen bir çiftle tanışması ve onlarla görüşmey...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 259. “PARİS’TE BİR KURTADAM” (The Werewolf of Paris)   – Guy Endore, İthaki Y., 292 s., 1. Baskı, 2021.   Vampir literatürü için Bram Stoker’ın “Drakula” romanı neyse, kurtadam konusunda da bu roman oymuş! Drakula’nın meşhurluğunun aksine az bilinen kurtadamımız Bertrand ile tanışın. Üstelik kendisi komünist ve aktivist. Kitabın kapağında gördüğünüz gibi aynen… Korku fanları, kitabından ziyade filmini daha çok biliyordur (uyarlama): ünlü Hammer Film tarafından yayımlanan, Terence Fisher yönetmenliğindeki “The Curse of the Werewolf” (1961).   Aslında, genel anlamda kurtadamlarla (ya da kurt kadınlarla) ilgili kitaplar, vampirlerle ilgili olanlardan çok daha az.   Hatta Yirminci Yüzyıl’dan önce bu konuda bir roman olduğunu sanmıyorum (bilmiyorsam lütfen uyarın). Öyküler var tabii 1800lerde ve sonrasında. Böyle öykülerin derlendiği bir kitap da okumuş ve tanıtmıştım. Bu roman dışında okuduğum tek kurtadam romanı Stephen King’in “Kurtadamın Döngü...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 258. “DİĞER TARAF” (Die Andere Seite) – Alfred Kubin, İthaki Y., 267 s., 1. Baskı, 2022 .   Ekspresyonist bir roman. Sembolizmle dolu, distopya yapısında oluşturulmuş bir karanlık fantazya. Zaten Avusturyalı Kubin (1877-1959), aslen baskı sanatçısı ve illüstratörmüş; bu tek yazılı eseriymiş. Poe, Hoffmann, Meyrink ve daha nice önemli yazarların eserlerine çizimler yapmış. Adını internette aratıp çizimlerine bakarsanız, özellikle klasik korku okuyucuları mutlaka okudukları bazı kitaplarda Kubin’in çizimlerini gördüklerini anımsayacaklardır. Bu kendi kitabında da var çizimler ayrıca yer yer. Sembolizm ve ekspresyonizmin önemli bir temsilcisi kabul ediliyormuş ki, yukarıda belirttiğim gibi bu romanda tüm bu özellikleri görülüyor. Devasa bir konsept çizim serisi/sergisi de olabilirmiş bu roman, görselliği metne dökmüş adeta. Dolayısıyla işe baştan bu eksende, sanatsal duyarlılıkla bakmakta fayda var. Alışılagelmiş distopya okuyucuları kitabın ortalarına kadar h...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 250. “ZARAGOZA’DA BULUNMUŞ ELYAZMASI” (Manuscrit trouve a Saragosse) – Jan Potocki, Kırmızı Kedi Y., 220 s., 1. Basım, 2020.   Fantastik edebiyatın erken dönem ve en önemli yapıtlarından birisi olarak kabul edilen bu roman aslında yazıldıktan çok sonra, 1958’de yeniden keşfedilmiş. Modern romanın da öncülerinden kabul edilen ve Fransızca yazılan bu kitabın yazarı Polonya doğumlu Potocki (1761-1815), yaşamına kendi eliyle son vermiş. Özellikle orta doğu coğrafyası ağırlıkta olmak üzere bir gezgin, bir bilim insanı (para basma makinesinin mucidi, balonla ilk uçan Polonyalı ve birçok bilimsel çalışması varmış), bir siyasetçi (Polonya parlamentosunda vekil) imiş. Bu kitap tek romanıymış. Savaş sırasında bulunan bir günlükten (Don Kişot benzeri bir karakter olan Alphonse von Warden’ın) 14 günü içeriyor kitap. Aslında temel olarak bir yolculuk ve macera romanı. Tarz olarak macera, pikaresk, gotik korku-gerilim, mistik-gizem, masal etiketlerini sıralayabilirim. Ta...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 249. “YEŞİL SURAT” (Das grüne Gesicht) – Gustav Meyrink, İthaki Y., 245 s., 1. Baskı, 2022.   Avusturyalı yazar Meyrink’in (1868-1932) ünlü “Golem” sonrasındaki ikinci romanı “Yeşil Surat”, 1916’da yazılmış. Yazarın 3. romanı “ Walpurgis Gecesi ” de daha önce tanıtımlarımda yer almıştı. Benzer tarzda bir roman bu da. Yalnız, diğer kitabın girişinde biraz zorlanmıştım, bunda ise daha hızlı içine alıyor hikâye. Diğer kitapta mekân Prag’dı, burada ise Amsterdam. Orijinali İngilizce kitaplara alışkın olduğumdan sanırım burada da diğer kitaptaki gibi kişi ve yer isimleri biraz okuma ritmini yavaşlatıyor (orada Çek, burada Hollanda). Romanlardaki zaman ise her ikisinde de yazıldığı zaman, yani I. Dünya Savaşı yılları. “Yeşil Surat”, savaşın hemen akabinde mültecilerle dolu Amsterdam'da sıra dışı müşterilere ev sahipliği yapan tuhaf bir sihir dükkânını ziyaret eden Fortunat Hauberrisser adlı ana karakterle başlıyor. Burada karşılaştığı yeşil suratlı tekinsiz bir adam...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 233. “VAMPİR KANI” (The Blood of the Vampire) – Florence Marryat, Everest Y., 317 s, 1. Basım, 2024.   Ön yargı kötü bir şey... Kitabı birkaç kez görmüş, şu “Alacakaranlık” gibilerinden çağdaş ergen vasat bir vampir romanı sanmıştım. Bir kitapçıda gezerken raflarda tekrar dikkatimi çekti, yanında da aynı yayınevinden aynı formatta iki kitap daha vardı. “Karanlık Sular” serisi ve bu üç kitap neymiş diyerek elime alıp incelememle kitapları satın almam bir oldu (bu tanıtımın ardından diğer ikisini tanıtacağım). Hem daha önce dilimizde çevirisine rastlamadığım, hem de on dokuzuncu asırdan gotik-romantik eserlermiş meğer bunlar. Seriyi takibe aldım dolayısıyla. İngiliz yazar Marryat (1833-1899) bu romanı Stoker’ın “Drakula” efsanesiyle aynı yıl yazmış. Bu durum, merakımı daha da arttırdı ve hayatta en çok yaptığım eylem olan okuma işine koyuldum, kısa zamanda da bitirdim. Önyargı kötü bir şey… Kan-revan bir korku romanı olduğunu düşünmüştüm. İçinde ne kan ...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 230. “SODOM – Sodom’un 120 Günü” (Les 120 Journees de Sodome) – Marquis De Sade, Chiviyazıları Y., 440 s., 5. Basım, 2010.   Okumayın! Kimseye tavsiye etmiyorum kitabı! Bu tanıtımı (Spoiler kısmı hariç) veya kitabın ne hakkında olduğuna dair başka herhangi bir tanıtımı okuyun merak ediyorsanız ve hayatınıza devam edin. Kendinize bu işkenceyi yapmayın! Mesele sadece “+18, şiddet ve korku” değil. Aslında neyle karşılaşacağımı biliyordum ama bu kadarını tahmin etmiyordum. Onlarca kez kusmaya gidebilirsiniz! Kötülük, sapkınlık ve iğrençliğin ekstrem bir örneği… Bir kitap ne kadar iğrenç olabilir diye düşünüyorsanız, düşünebileceğinizden daha iğrenç olduğuna emin olun! Sanırım kitabı tamamlayabilen nadir okuyuculardanım, birçok kişi yarım bırakmış. Benim bırakmama nedenim de hiçbir kitabı yarım bırakmamamdan başka bir şey değil aslında. Bu uyarı niteliğinde girişten sonra biz yine tanıtımcı düsturumuzu bozmadan elimizden geldiğince kitabı tanıtmaya çalışalım. ...