KİTAP TANITIMLARIM 215.
“WENDIGO” – Algernon Blackwood, İthaki Y., 75 s., 1. Baskı, 2023.
İngiliz yazar Blackwood (1869-1951), doğaüstü kurgunun en önemli isimlerinden birisi. Etkilediği yazarlar arasında Lovecraft, Tolkien, August Derleth, William Hope Hodgson, Clark Ashton Smith, Frank Belknap Long, Ramsey Campbell, Henry Miller gibi önemli isimler var. Blackwood’un en meşhur iki öyküsü, daha önce tanıttığım “Söğütler” ve şimdi tanıtacağım “Wendigo” olarak belirtiliyor. Bu kitap da diğeri gibi bir uzun öykü, ya da novella. Yine “Söğütler” gibi, “Wendigo” da bir eko-gotik gerilim-gizem/korku öyküsü. Üstelik burada folklorik bir canavar, korku nesnesi. “Söğütler” öyküsündeki belirsizlik yerine burada korkuya yüz takılıyor yani. Her ikisi de ıssızlığın ortasında karanlık orman atmosferinde doğanın kalbinde gizlenen, varlığını usul usul sezdiren korkunun oluşturduğu tekinsiz atmosferli öyküler. Her ikisi de doğa ve doğaüstü arasındaki alacakaranlık coğrafyada duyguları ve mantığı arasında sıkışan birkaç karakter üzerinden işleniyor. Hemen uygarlığın yanı başındaki doğa karşısında modern insanın acizliği, doğada insan aklını aşan korkunç gerçeklikler olabileceği de bu iki öykünün diğer ortak yönleri. Gotik korku, uygarlık öncesi ait olduğu yere, doğaya taşınıyor.
Ben bu yazarın diline bayılıyorum. Durumları, betimlemeleri, zihinsel süreçleri o kadar iyi yazıya döküyor ki, resmen yaşıyorsunuz. Kitabın içine bir karakter olarak dalıyorsunuz adeta. Esen rüzgârın serinliğini hissediyor, gölden gelen sisi görüyor ve uzaklardan gelen korkunç sesleri duyuyorsunuz. Gerilimli ve endişeli anları yaratmakta gerçekten usta bir yazar. Bir cümle örnek vereyim:
“Bazen bir kâbusa konu olaylar en korkuncundan bir gerçeklikle silsile halinde birbirini izler fakat tutarsız bir ayrıntı tüm bu yığının eksikliğini ve sahteliğini açığa vurur ve bu yüzden de izleyen olaylar gerçekten meydana gelmiş olsa da zihin üzerinde her nasılsa yanıltıcı bir etkide bulunur ki onlara izah getirebilecek olan detay bu kargaşa içinde dikkatten kaçabilir ve söz konusu olaylar kısmen gerçek zannedilirken geri kalanı sanrıdan ibaret hale gelir.”
Kitaplarda, yüksek tempoda cereyan eden olaylar silsilesi yerine gerilimli atmosferle karşılaşıyorsunuz. Ancak, “Wendigo” öyküsünde temponun ve korkunun yükseldiği doruk noktaları da (climax) var. Hem de ne korkunç görüntüler! Bu öykü, 1910’da yayımlanmış. Karakterler, Kanada’nın yabanıl arazilerinde mus (Kanada geyiği) avına çıkan 5 kişi: iki İskoçyalı (ilahiyat öğrencisi Simpson ve kolektif halüsinasyon üzerine bir kitabı olan amcası Dr. Cathcart), vahşi doğayı seven 2 rehber ( Kanadalı Hank Davis ve Fransız Joseph Defago) ve Kızılderili aşçıları Punk. Punk, ana kampta yemekle ilgilenirken diğerleri iki av grubuna ayrılır: Dr. Cathcart ile Hank, Defago ile Simpson. Olaylar bundan sonra cereyan eder.
DİKKAT! SPOILER BAŞLANGICI!
Olay örgüsünü anlatayım. Simpson ve Defago kamp kurarlar ve çok geçmeden Defago'nun rüzgârda tuhaf ve korkutucu bir koku hissettiği ya da en azından hissettiğini düşündüğü ortaya çıkar. O gece Simpson uyanır ve Defago'yu çadırın dışında bir şeyden dehşet içinde sinmiş halde bulur. Daha sonra Defago gecenin karanlığına doğru koşarak kaybolur ve Simpson onu aramak zorunda kalır. Simpson, kilometrelerce karda ayak izlerini takip ediyor ve Defago'nunkiler dışında da ayak izleri olduğunu fark ediyor. Daha büyük olan bu ayak izleri grubu insana ait değil gibi görünüyor ve yavaş yavaş Defago'nun kendi ayak izleri daha büyük ayak izlerinin daha küçük versiyonlarına dönüşmüş gibi görünüyor. Sonunda her iki iz de kaybolur ve Simpson, Defago'nun uzaktan yukarıda, gökyüzünde bir yerden seslendiğini duyduğuna inanır: "Ah! Ah! Bu ateşli yükseklik! Ah, ateşten ayaklarım! Ateşten yanan ayaklarım!" Simpson sonunda korkarak ana kampa geri dönmeyi başarır ve burada diğerleriyle yeniden bir araya gelir. Dr. Cathcart ve Hank, Defago'yu aramak için onunla birlikte geri dönerler ve vahşi doğada bir kez daha kamp yaparken, Defago - ya da Defago'nun korkunç bir parodisi - önlerinde belirir ve bir kez daha gecenin karanlığında kaybolur. Tanık oldukları şey konusunda çelişki içinde ve rahatsız olan ekip, ana kampa döndüklerinde Defago'nun (bu sefer gerçek Defago'nun) hezeyan, korku ve soğuk nedeniyle kendi yolunu bulduğunu görürler. Ancak, Defago kısa süre sonra ölür ve üç adam, olup bitenler konusunda şaşkınlık ve belirsizlik içinde kalır. Bunu onlara sadece Punk açıklayabilirdi ama Defago'nun taşıdığı berbat kokuyu duyar duymaz eve kaçıyor. Bir Kızılderili olan Punk, Defago'nun Wendigo'yu gördüğünü anında anlamıştır.
SPOILER SONU!
Karakterlerin geceleri aralarında fısıldaştıkları ve sonrasında karşılaştıkları Wendigo, Algonquian (Kuzey Amerika yerlileri) folklorunda mitolojik bir yaratık veya kötü ruh. Wendigo kavramı edebiyatta ve diğer sanat eserlerinde yaygın olarak kullanılmakta. Wendigo'nun genellikle kötü niyetli bir ruh olduğu söylenir, bazen insana benzer özelliklere sahip, insanları ele geçiren (possess) bir yaratık olarak tasvir edilir. Kurbanlarında doyumsuz bir açlık duygusuna, diğer insanları yeme isteğine ve cinayet işleme eğilimine neden olduğu söylenmektedir. Bazı tasvirlerde Wendigo, buzdan kalpli dev bir insansı olarak tanımlanır ve bu hayvanın yaklaşımı, kötü bir koku veya ani mevsimsiz bir üşümeyle sinyallenir. Modern psikiyatride "Wendigo psikozu" olarak bilinen bozukluk, insan etine duyulan yoğun istek ve yamyam olma korkusu gibi belirtilerle karakterize edilir. Wendigo psikozu kültüre bağlı bir sendrom olarak tanımlanır. Bazı ilkel topluluklarda doyumsuz açgözlülük ve çevrenin tahrip edilmesi gibi semptomların da Wendigo psikozunun belirtileri olduğu düşünülmektedir.
İşte bu folklorik canavarı ana korku karakteri olarak ele alan “Wendigo” hikâyesi; saf, yoğun, atmosferik, bilinmeyenin korkusu ve üslup açısından mükemmel bir eser. Yalnızca ayak izlerinin bize korkunç bazı gerçeklerin farkındalığını oluşturması, hikâyenin çok güçlü ve güzel ayrıntılarından birisi. Ayrıca Blackwood, hepimizin içinde saklı olan doğaüstü korkuları yüzeye çıkarmakta usta davranıyor. Bu nedenle kitap aslen, bilincin genişletilmesiyle ilgili; normal bilinç alanımızın dışındaki olasılıklar spekülatif ve yaratıcı bir şekilde ele alınıyor... Yazar, bilincimizin değişip gelişmesinin mümkün olduğunu ve bu değişimle yeni bir evrenin farkına varabileceğimizi vurguluyor. Bilinçteki bir değişim, hâlihazırda sahip olduğumuz ve bildiğimiz şeyin salt bir uzantısından daha fazlası haline geliyor.
Blackwood öldüğünde krematoryumda yakılmış ve külleri, çok sevdiği İsviçre Alplerine saçılmış. Böyle bir doğa aşığının öykülerinde de doğanın kendisinin ana karakter olması kaçınılmaz. “Wendigo”, tüm tekinsiz kurgu severlerin okumasını tavsiye ettiğim bir eser. Kaçırmayın ve kitaplığınızın en soğuk, en çok rüzgâr alan kısmına koyun.
REFERANSLAR.
https://en.wikipedia.org/wiki/Algernon_Blackwood
https://en.wikipedia.org/wiki/The_Wendigo_(novella)
https://en.wikipedia.org/wiki/Wendigo

Yorumlar
Yorum Gönder