KİTAP TANITIMLARIM 246.

“KORKUNUN FELSEFESİ VEYA KALBİN PARADOKSLARI” (The Philosophy of Horror: Or, Paradoxes of the Heart) – Noel Carroll, Hece Y., 392 s., 1. Baskı, 2020.

 

Daha önce “Korkunun Felsefesi” isminde bir kitap tanıtmıştım.  O kitapta çağdaş insanın dünyadaki gerçek korkularına odaklanılıyordu ekseriyetle. İşin edebiyat, sinema kısmına bazı bölümler ayrılmıştı. Özellikle korku yazını ve sineması fanlarının bu işin kuramsal tarafını deşme isteklerini en iyi tatmin edebilecekleri kitap ise şu an tanıtıyor olduğummuş asıl. Zira bu kitapta korkunun izi edebiyat ve sinema (biraz da tiyatro) üzerinden sürülüyor. Alanında ilk olduğunu belirtiyor yazar; dilimize 30 yıl sonra çevrilmiş, aslen 1990’da yazılmış. Yazar, 1947-ABD doğumlu bir felsefeci. New York Şehir Üniversitesi profesörü. Çağdaş sanat felsefesinin önde gelen isimlerindenmiş. Dolayısıyla hemen belirteyim, kitap bir çağdaş sanat felsefesi tezi; hafif bir metin değil yani. Bilimsel/akademik bir çalışma. Ona göre edininiz, yüzeysel eğlenceli akıcı bir okuma beklemeyiniz.

Kapağına “Nosferatu” (1922) filminin meşhur merdiven sahnesi yerleştirilmiş kitap genel olarak sanat eserleriyle, özel olarak da korku türüyle alımlayıcı arasındaki ilişkiyi irdeliyor. Korku kitapları ve filmlerinin geleneği ve tarihçesinin yanında türün kendine has dönemleri de inceleniyor. Hâlihazırdaki sosyolojik, psikanalitik, feminist vs. alımlayıcı teorilerini değerlendiren yazar kendi tezini oluşturuyor bu konuda. İnsanların neden uzak durması, kaçınması beklenen korku duygusunun sanat eserlerindeki yansımalarından haz aldığını açıklıyor. Korku türünde üretilmiş eserlerin yapısı detaylandırılıp sınıflandırılıyor. Ortaya çıkardığı tezin diğer alt türlerle ilişkisini de ele alıyor. Teşekkür, Giriş ve sondaki Dizin bölümü haricinde kitap 4 ana bölümden oluşuyor: 1. Korkunun doğası, 2. Metafizik ve Korku ya da Kurmacayla İlişkileri, 3. Korkuda Olay Örgüsü, 4. Neden Korku?

Giriş bölümünde yazar, korkunun günümüzdeki popülerliğinden bahsederek başlıyor (35 yıl sonra da durum aynı). Türün kısa geçmişini ve evrimini aktarıyor daha sonra. Önemli birçok yazar, yönetmen ve kitap, filmden kısaca bahsediliyor. Akabinde bu kitabın ne olduğundan ve içeriğinden bahsediyor. İlk kez bir “korku felsefesi” ortaya konduğunu iddia ediyor. Aristoteles’in “Poetika” eserine atıfta bulunuyor, kitapta tabii birçok filozofa da atıf var. Bazı on sekizinci asır yazarlarından aldığı, kitabın alt başlığının ne anlama geldiğini açıklıyor: 1. Bir insan nasıl olur da gerçekten var olmadığını bildiği bir şeyden korkar? 2. Korkmak bu kadar tatsız bir duyguyken, insan neden korkmaya heves eder? Kitap boyunca bu soruları konumlandırmada neyin önemli olduğunu göstermeye çalışıyor ve ayrıca bu paradoksları ortadan kaldıracak felsefi teoriler geliştiriyor. Estetik ve sanat felsefesinin genel sorunlarından bahsederek sonrasında kitap bölümlerinin neler anlattığını aktarıyor.

İlk bölümde korkunun doğası, korku sanatının bir açıklaması yapılıyor. Korku sanatının duygusunu uyandıran tekrarlayan yapılar, ortaya çıktığı zaman neden ortaya çıktığıyla ilgili tarihi açıklamalarla birlikte ele alınıyor. İkinci bölümde, kalbin paradokslarından ilki, yani kurmaca paradoksu ele alınıyor. Kitabın en teknik bölümü. Felsefi mantıktan hoşlanmayanlar bu bölümde zorlanabilir. Üçüncü bölüm, korku türünün en sık kullanılan karakteristik olay örgülerinin kapsamlı şekilde açıklamalarından oluşuyor. Burası özellikle korku kitabı ve korku filmi senaryosu yazarları, sonrasında bunların fanları (alımlayıcıları) için ilgi çekici. Son bölüm ise kalbin ikinci paradoksunu ele alıyor. Kaçmamız gereken bir duyguya neden yöneldiğimiz irdeleniyor. Yazarın bu tezde çözmeyi umduğu paradoks aslen bu.

Detaylara girersem ne ben hakkını vererek altından kalkabilirim, ne de bu tanıtımın sonunu görebilirim. Özetle, korku türü üzerine derin felsefi bir irdeleme okumak isteyenler için kitap ellerinde olmazsa olmaz bir eser. Ancak bu türe, eserlere, tarihçesine hâkim olan ve hatta bu türle ilgili inceleme-araştırma kitaplarını okumuş olanlar bu kitabı daha iyi hazmedebilecektir. Genel, başlangıç seviyesinde bir fansanız kitabı daha sonrasına ertelemelisiniz diye düşünüyorum.

Yorumlar

SİZİN İÇİN ÖNERİLEN DİĞER İNCELEMELER