Kayıtlar

Resim
  KİTAP TANITIMLARIM 92-93.   “TAO TE CHİNG”- Laozi, İş Bankası Y., 98 s., 5. Basım, 2020.   “URSULA K. LE GUIN YORUMUYLA TAO TE CHING”- Lao Tzu, Metis Y., 145 s., 2. Basım, 2018.   “Bomboş olun, alabildiğine dingin…”   Okuma yolculuğu insana sürekli yeni kapılar açıyor. Felsefe Tarihi okurken genellikle Batı Felsefesi anlatılır. Elbette “felsefe” sözcüğü eski Yunancadan “philo” (sevmek) ve “sophia” (bilmek) kelimelerinden türemiştir. Ancak Antik Yunanda felsefenin ilk başladığı yıllarda ve daha öncesinde, birbirlerinden haberleri olmasa da doğuda da felsefi olarak nitelendirilebilecek oluşumlar vardı. Bunlardan birisi de Taoizm idi. Taoizm’in temel kitabı “Tao Te Ching”i okumak istememin ilk nedeni felsefeye olan ilgimdir. İkincisi ise Ursula K. Le Guin’in kitaplarını anlamak ve yorumlamak için Taoizm bilme ihtiyacımın doğmasıydı. Zira, yazarın buradan oldukça etkilendiğini, beslendiğini, kurgularının altını oyduğumuzda karşımıza buradan alıntıl...
Resim
KİTAP TANITIMLARIM 91.   “VENEDİK’TE ÖLÜM” (Der Tod in Venedig)- Thomas Mann, Can Y., 103 s., 27. Basım, 2020. “Fikir, güzelliğin önünde tapınarak ilerlediğinde doğa hazla titrer.” Yirminci asrın önemli Alman yazarlarından Mann, 1929 yılında bir de Nobel Edebiyat Ödülü almış. Beş bölüme ayrılan bu kitabı elinize aldığınızda, uzun olmadığından dolayı hızlıca okuyabileceğinize dair ön fikriniz daha ilk cümlelerde yıkılacak. Hatta belki de ilk iki bölümü bitirmeden kitaba ara vermek ya da bırakmak isteyeceksiniz diye düşünüyorum. Bunun nedeni ise betimlemeler, farklı disiplinlere atıflar, yer yer terminolojiler içerisinde zihninize saldıran oldukça üst seviyede sanatsal-edebi uzun cümlelere maruz kalacak olmanız. Olaydan ziyade içsel düşünceler ekseninde, iyi bir okur olduğunuzu düşünseniz dahi kendinizle sıkı bir mücadeleye girişeceksiniz. Algılarınızı açmak için boş ve sağlam bir zihne, dingin bir zamana ihtiyacınız olacak. Yalnızca bir cümle örnek vereyim:   “Ama...
Resim
  KİTAP TANITIMLARIM 90. “POST-MORTEM”- Albert Caraco, Sel Y., 117 s., 1. Baskı, 2020. “Muhterem valide öldü, bir süredir onu unutmuştum, belleğimde yeniden canlanmasını onun sonuna borçluyum, tekrar unutulup gitmeden önce birkaç saatliğine dahi olsa onu düşünelim. Onu seviyor muyum diye kendime sorduğumda hayır cevabını vermek zorundayım, beni iğdiş etmekle suçluyorum onu… Üstelik beni bu dünyaya o getirdi ve ben bu dünyadan nefret etmeyi kendime iş edindim.”   Bu acımasız fakat dürüstlüğünden şüpheye düşmeyeceğimiz keskin giriş cümleleriyle başlıyor kitap. Caraco’nun daha önce “Kaos’un Kutsal Kitabı”nı tanıtmıştım. Bu da dilimizdeki diğer kitabı. En çok bu iki kitabıyla tanınan Caraco, 1919 İstanbul doğumlu. Türk-Yahudi kökenli, Fransız asıllı ama Uruguay vatandaşı. Tahmin edilebileceği gibi, Fransa’dan Uruguay’a Nazi tehdidinden dolayı ailecek kaçmışlar. Savaştan sonra Paris’e geri dönmüşler. Caraco’nun hayatıyla ilgili en vurucu detay ise, intihar etmeyi yalnız...