KİTAP TANITIMLARIM 270. 

“KORKUNUN VE DEHŞETİN KAPILARI” – Giovanni Scognamillo, Bilge Karınca Y., 376 s., 1. Baskı, 2014.

 

Şimdi sizlere sanatta tekinsizliğin tarihteki izini sürmek isteyenler için mutlaka arşivlerinde bulundurmaları gerektiğini düşündüğüm bir kitabı tanıtacağım. Bu işin erbabı, usta bir yazardan hem de. Scognamillo (1929-2016), İtalyan bir baba ile Rum bir annenin çocuğu, İstanbul doğumlu bir Türk. 60 civarı kitabı var. Yazarlığının yanında, kendisi de bazı filmlerde oyuncu, çevirmenlik, danışmanlık vd. görevlerde yer almış önemli bir sinemacı, sinema tarihçisi, eleştirmen; gazetecilik de yapmış. Hayatının son zamanlarında Bahçeşehir Üniversitesinde sinema dersleri veriyormuş. Üstadın ilgi/bilgi alanları ve dolayısıyla kitapları ağırlıklı olarak şunlar üzerine: Türk sineması, Okültizm, korku-bilimkurgu başta olmak üzere fantastik edebiyat ve diğer sanatlar, astroloji ve uzaylılar vb. Bu kitap ise yanlış anlamadıysam, daha önce yayımlanmış iki ayrı kitabın birleşimi: Birinci Kitap: Korkunun Kaynakları (198 sayfa), İkinci Kitap: Korkunun ve Dehşetin Kapıları (178 sayfa).  İlk kitap edebiyatta, ikinci kitap ise çeşitli sanat dallarında korku ve dehşetin izini sürüyor.

Girişte yazarın kendi kaleminden kendisini kısaca tanıttığı bölüm yer alıyor. Ardından tam sayfa Bela Lugosi’nin sert bakışları ardından Güven Turan tarafından ilk kitabın sunuş kısmı geliyor. İkinci kitabın sunuşunu da yazar kendisi yapıyor. Kitap, görsellerle de desteklenmiş. Önemli eser ve karakterler serpiştirilmiş sayfalara. Ön kapak da epey kalabalık ve renkli. Poe’dan Vampirella’ya, Dracula rolünde Christopher Lee’den Kurt Adam’a kabartmalı figürler yer alıyor. İlk kitap korkunun kaynaklarıyla başlıyor. Mağara resimlerinden itibaren insanları korkutanların önce şekillerle, sonra anlatılar-masallarla söze ve nihayet mit ve destanlarla, tragedyalarla, sonrasında öykü ve romanlarla yazıya dökümü anlatılıyor. Daha sonra gotik kelimesinden ve edebiyattaki karşılığından bahsediliyor. Bu bölümde Horace Walpole ve “Otranto Şatosu” olmak üzere Ann Radcliffe, Mary Shelley, Lord Byron, William Beckford, Matthew Gregory Lewis, Charles Maturin, Washington Irving ve daha niceleri ve eserleri anlatılıyor.  Daha sonra Edgar Allan Poe’ya özel ayrılmış 20 sayfalık bölüm geliyor. Poe’nun hayatı ve öyküleri irdeleniyor. Sonra tekrar Avrupa’ya atlıyoruz: Alman E. T. A. Hoffmann, Rus edebiyatından Gogol ve Puşkin’in ardından Fransızlar geliyor: Balzac, Nodier, Gautier, Maupassant, Merimee vd. Ardından yine uzunca bir bölümde Bram Stoker’ın Dracula’sı ve vampir karakterler anlatılıyor. Le Fanu’nun Carmilla’sı da burada. Sonra hayalet ve canavarlara geçiyoruz. Yine Le Fanu, Stevenson, M. R. James, Arthur Machen, Algernon Blackwood, Ambrose Bierce, Arthur Conan Doyle ve dahası… Sonra Weird Tales geleneği; derginin tarihçesi ve önemli yazarlar: Whitehead, Clark A. Smith, Quinn, August Derleth, Robert Bloch, Robert E. Howard ve tabii ki kendisine ayrı ve uzunca bir bölüm verilen Lovecraft… Sonra sürreal sembolizme geçiyoruz: Baudelaire, Kafka, Gustav Meyrink ve niceleri… Oradan diğer korku yazarlarına: Gaston Leroux, Jean Ray,  Selma Lagerlöf, Wheatley, Grabinski ve Wells ile çağımıza geliyoruz yavaş yavaş. Ira Levin ve Blatty (“Rosemary’nin Bebeği” ve “Şeytan”) ve tabii ki Stephen King… Dean Koontz ve diğer çağdaş yazarlar ve eserlerle ilk kitap sona eriyor. 

İkinci kitapta ise ilk kitapta yapılan şey farklı sanat dallarında yapılıyor. İlk kısım “Korkunun Sahneleri” ile tragedya ve tiyatroda korku-dehşet irdeleniyor. Bu kitabı da uzun uzun anlatıp tanıtımı uzatmayım. “Korkunun Ezgileri” bölümünde müzikte tekinsizlik irdeleniyor. İlkel insanların müziğinden Black ve Death Metal’e kadar yolculukla yazar bizi ne çok şey bildiğiyle ilgili bir kez daha şaşırtıyor. Darkthrone, Grave, Cannibal Corpse. Dead Can Dance’in bile adları geçti yahu. Elbette film müziklerine de yer ayrılmış. Daha sonra gelen “Korkunun Edebiyatları” bölümü ilk kitabın konsantre bir hali. Ardından 40 sayfalık “Korkunun İmgeleri” bölümüyle sinemada tekinsizlik geliyor. Buraların ayrıntısına girmiyorum. “Korkunun Çizimleri” ile çizgi roman vb. eserler geliyor sonra. Resim, illüstrasyon vb. içinse bir sonraki “Korkunun Renkleri” bölümü var. Son bölüm “Korkunun Mekânları” ise tekinsiz binalara, mekânlara ayrılmış. Bölümlerin sonunda kaynakçalar, kitabın sonunda ise dizin var ve en sonda tam sayfa renkli bazı tekinsiz resim ve fotoğraflar yer alıyor: film ve kitap kapakları, bazı karakterler vs.

Görüldüğü gibi adeta büyük bir tarihi tekinsizlik deposu kitap… İnsan okudukça bu işin öncesini, daha öncesini, diğer eserleri, isimleri vs. merak ediyor ve yıllar yıllar üstüne binerken kitaplığı da kalabalıklaşıyor. Yukarıda bahsedilen yazarların çoğunu tanıtımlarımda bulabilirsiniz. Bu kitabın benim gibiler için nasıl önemli bir külliyat olduğu ortada. Üstelik sadece edebiyat da değil gördüğünüz üzere; müzikten resme, sinemadan tiyatroya… Elbette belli bir bilgi ve birikim döneminden sonra bu kitabı okumak daha heyecanlı kılıyor. Yoksa hiçbir şey bilinmiyorsa kitap art arda gelen adlar ve eserler silsilesi olarak okuyucuyu yorabilir.

Sonuç olarak bu kitabı belli bir bilgi ve birikime ulaşmış tekinsiz sanat tutkunları ve arşivcilerine öncelikli olarak ısrarla öneriyorum. İşin başındakiler için ise önemli bir kılavuz olacaktır.

Yorumlar

SİZİN İÇİN ÖNERİLEN DİĞER İNCELEMELER